<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
	<channel>
		<title><![CDATA[Trabzonspor Forumu - Tüm Forumlar]]></title>
		<link>http://www.altmisbir.com/forum/</link>
		<description><![CDATA[Trabzonspor Forumu - http://www.altmisbir.com/forum]]></description>
		<pubDate>Fri, 10 Sep 2010 10:32:41 +0000</pubDate>
		<generator>MyBB</generator>
		<item>
			<title><![CDATA[Trabzonspor 2-1 Giresunspor]]></title>
			<link>http://www.altmisbir.com/forum/Konu-Trabzonspor-2-1-Giresunspor</link>
			<pubDate>Sat, 04 Sep 2010 22:09:32 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.altmisbir.com/forum/Konu-Trabzonspor-2-1-Giresunspor</guid>
			<description><![CDATA[<img src="http://www.trabzonspor.org.tr/Upload/Resimler/buyuk/5296-5Y9H8O8Y.jpg" border="0" alt="[Resim: 5296-5Y9H8O8Y.jpg]" /><br />
<br />
Takımımız hazırlık maçında Mehmet Ali Yılmaz Tesisleri'nde karşılaştığı Giresunspor'u 2-1 mağlup etti.<br />
<br />
<br />
HAKEMLER: Abdullah Yılmaz, Bahtiyar Birinci, Muhammet Yumak<br />
<br />
 <br />
<br />
TRABZONSPOR: Tolga, Tayfun, Giray, Mustafa, Ferhat, Sezer (Dk. 46 Ceyhun), Barış, Engin (Dk. 46 Umut), Alanzinho (Dk. 61 Burak), Jaja, Teofilo (Dk. 74 Zafer)<br />
<br />
 <br />
<br />
GİRESUNSPOR: Fevzi, Tolga (Dk. 46 Onur), Vahap (Dk. 46 Volkan), Ömer Mesut (Dk. 61 Marran), Ramazan (Dk. 69 Cem), Merter, Isael (Dk. 46 Fatih), Şenol (Dk. 66 Aydın), Erhan (Dk. 79 Ali), Ümit (Dk. 67 Adem)<br />
<br />
 <br />
<br />
GOLLER: Dk. 38 Engin, Dk. 81 Umut (Trabzonspor), Dk. 74 Erhan (Giresunspor)<br />
<br />
 <br />
<br />
SARI KARTLAR: Mustafa (Trabzonspor), Şenol, Cem, Marran (Giresunspor)]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<img src="http://www.trabzonspor.org.tr/Upload/Resimler/buyuk/5296-5Y9H8O8Y.jpg" border="0" alt="[Resim: 5296-5Y9H8O8Y.jpg]" /><br />
<br />
Takımımız hazırlık maçında Mehmet Ali Yılmaz Tesisleri'nde karşılaştığı Giresunspor'u 2-1 mağlup etti.<br />
<br />
<br />
HAKEMLER: Abdullah Yılmaz, Bahtiyar Birinci, Muhammet Yumak<br />
<br />
 <br />
<br />
TRABZONSPOR: Tolga, Tayfun, Giray, Mustafa, Ferhat, Sezer (Dk. 46 Ceyhun), Barış, Engin (Dk. 46 Umut), Alanzinho (Dk. 61 Burak), Jaja, Teofilo (Dk. 74 Zafer)<br />
<br />
 <br />
<br />
GİRESUNSPOR: Fevzi, Tolga (Dk. 46 Onur), Vahap (Dk. 46 Volkan), Ömer Mesut (Dk. 61 Marran), Ramazan (Dk. 69 Cem), Merter, Isael (Dk. 46 Fatih), Şenol (Dk. 66 Aydın), Erhan (Dk. 79 Ali), Ümit (Dk. 67 Adem)<br />
<br />
 <br />
<br />
GOLLER: Dk. 38 Engin, Dk. 81 Umut (Trabzonspor), Dk. 74 Erhan (Giresunspor)<br />
<br />
 <br />
<br />
SARI KARTLAR: Mustafa (Trabzonspor), Şenol, Cem, Marran (Giresunspor)]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Janjanlı soler]]></title>
			<link>http://www.altmisbir.com/forum/Konu-Janjanl%C4%B1-soler</link>
			<pubDate>Sat, 04 Sep 2010 03:27:18 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.altmisbir.com/forum/Konu-Janjanl%C4%B1-soler</guid>
			<description><![CDATA[<img src="http://i.tmgrup.com.tr/ftm/2010/09/04/671x324/36993539123.jpg" border="0" alt="[Resim: 36993539123.jpg]" /><br />
<br />
Trabzonspor'un Metalist Kharkiv takımından transfer ettiği Jaja, iddialı sözleriyle taraftara mesaj gönderdi. Uyum sorununu aşmaya başladığını ifade eden Brezilyalı futbolcu, "Milli maçlar nedeniyle verilen ara bana ilaç gibi gelecek. Trabzonspor'da kendimi ispatlamak için sabırsızlanıyorum. Formumu yakaladığım zaman herkes bana hayran kalacak. Gol atmak her zaman beni sevindirir. Ama en büyük hobim klas goller atabilmek. Trabzon formasıyla da bu keyfi yaşamak istiyorum" ifadesini kullandı.<br />
<br />
ARTIK İLERİYE BAKMA ZAMANIDIR<br />
Beşiktaş'a attığı golle herkesin kendisini tanıdığını belirten Brezilyalı futbolcu, "Artık bu geride kaldı. Her zaman ileriye bakmayı seven bir oyuncuyum. Eskiye takılıp kalmanın kimseye bir faydası yok. Bu golleri artık Trabzonspor için atmam önemli" yorumunu yaptı. Jaja, takımına katkı sağlamak için elinden geleni yapacağını da ifade ederek, "Trabzonspor taraftarına Liverpool karşılaşmasında hayran kaldım. İngiliz oyuncuların yüzlerindeki şaşkınlığı hâlâ unutamıyorum. İnanılmaz bir duyguydu" diye konuştu.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<img src="http://i.tmgrup.com.tr/ftm/2010/09/04/671x324/36993539123.jpg" border="0" alt="[Resim: 36993539123.jpg]" /><br />
<br />
Trabzonspor'un Metalist Kharkiv takımından transfer ettiği Jaja, iddialı sözleriyle taraftara mesaj gönderdi. Uyum sorununu aşmaya başladığını ifade eden Brezilyalı futbolcu, "Milli maçlar nedeniyle verilen ara bana ilaç gibi gelecek. Trabzonspor'da kendimi ispatlamak için sabırsızlanıyorum. Formumu yakaladığım zaman herkes bana hayran kalacak. Gol atmak her zaman beni sevindirir. Ama en büyük hobim klas goller atabilmek. Trabzon formasıyla da bu keyfi yaşamak istiyorum" ifadesini kullandı.<br />
<br />
ARTIK İLERİYE BAKMA ZAMANIDIR<br />
Beşiktaş'a attığı golle herkesin kendisini tanıdığını belirten Brezilyalı futbolcu, "Artık bu geride kaldı. Her zaman ileriye bakmayı seven bir oyuncuyum. Eskiye takılıp kalmanın kimseye bir faydası yok. Bu golleri artık Trabzonspor için atmam önemli" yorumunu yaptı. Jaja, takımına katkı sağlamak için elinden geleni yapacağını da ifade ederek, "Trabzonspor taraftarına Liverpool karşılaşmasında hayran kaldım. İngiliz oyuncuların yüzlerindeki şaşkınlığı hâlâ unutamıyorum. İnanılmaz bir duyguydu" diye konuştu.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Kazakistan o - Turkiye 3]]></title>
			<link>http://www.altmisbir.com/forum/Konu-Kazakistan-o-Turkiye-3</link>
			<pubDate>Sat, 04 Sep 2010 03:00:14 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.altmisbir.com/forum/Konu-Kazakistan-o-Turkiye-3</guid>
			<description><![CDATA[<a href="http://www.altmisbir.com/millilerin-kazakistan-maci-fotograflari/" target="_blank"><img src="http://foto.fanatik.com.tr/news/LinkImage/fft30mm1169090.jpg" border="0" alt="[Resim: fft30mm1169090.jpg]" /></a><br />
<br />
Estonya'yı yenemedik, Güney Afrika'ya gidemedik!<br />
Ermenistan-Türkiye:    0-2<br />
Türkiye-Belçika:    1-1     <br />
Türkiye-B.Hersek:    2-1<br />
Estonya-Türkiye:    0-0     <br />
İspanya-Türkiye:    1-0     <br />
Türkiye-İspanya:    1-2  <br />
Türkiye-Estonya:    4-2     <br />
B.Hersek-Türkiye:    1-1 <br />
Belçika-Türkiye:    2-0<br />
Türkiye-Ermenistan:    2-0<br />
<br />
KAZAKİSTAN: 0 - TÜRKİYE: 3<br />
Stat: Astana Arena<br />
Hakemler: Istvan Vad, Zsolt Attila Szpisjak, Istvan Albert (Macaristan)<br />
Kazakistan: Sidelnikov x, Kirov x, Abdullin x, Kislizin x (Dk. 45 Roshkov x), Karpovic x (Dk. 66 Rodionov x), Ostapenko xx (Dk. 73 Maltev x), Çumaskaliev xx, Nurgaliev xx, Smidtel xx, Popov x, Azovskii x<br />
Türkiye: Onur xxx, Sabri xx, Servet xx, Ömer xxx, Hakan xx, Emre xx, Aurellio xx (Dk. 85 Kazım x), Hamit xxx, Nihat xxx (Dk. 82 Selçuk x), Arda xxx, Tuncay xx (Dk .79 Halil xx)<br />
Goller: Dk. 24 Arda, Dk. 26 Hamit, Dk. 75 Nihat (Türkiye)<br />
Sarı kart: Dk. 60 Karpovic (Kazakistan)<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Sahadan sildik<br />
<br />
Hiddink’in ilk resmi maçında; Ay-Yıldızlı ekibimiz Astana’da Kazakistan’ı sahadan sildi: 0-3. Ev sahibi takımın hızlı başladığı ancak kontrolsüz bir oyun ortaya koyduğu maçın ilk dakikaları vasat geçti. 23’de Kislitsyn’ın kafa vuruşunda top üsten az farkla dışarı gitti. 24’te Emre’nin kullandığı serbest atışa ileri çıkan Ömer kafayı vurdu yan direkten dönen topu Arda boş kaleye gönderdi: 0-1. Bu gol ile rahatlayan Milli Takım, oyunun kontrolünü tamamen ele geçirdi. 26’da yaşanan karambolde savunmanın uzaklaştırmaya çalıştığı topa Hamit müthiş vurdu: 0-2. Skorun açılmasından sonra topu kanatlara yayıp soğutma yoluna gidip başarılı olduk. 70’de Nurgal’ın serbest atışını Onur mükemmel çıkardı. 76’da ise Nihat ile golü bulduk. Arda’nın taşıdığı topta Nihat kaleciden kurtulup ağları gördü ve maçın sonucunu belirledi: 0-3.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<a href="http://www.altmisbir.com/millilerin-kazakistan-maci-fotograflari/" target="_blank"><img src="http://foto.fanatik.com.tr/news/LinkImage/fft30mm1169090.jpg" border="0" alt="[Resim: fft30mm1169090.jpg]" /></a><br />
<br />
Estonya'yı yenemedik, Güney Afrika'ya gidemedik!<br />
Ermenistan-Türkiye:    0-2<br />
Türkiye-Belçika:    1-1     <br />
Türkiye-B.Hersek:    2-1<br />
Estonya-Türkiye:    0-0     <br />
İspanya-Türkiye:    1-0     <br />
Türkiye-İspanya:    1-2  <br />
Türkiye-Estonya:    4-2     <br />
B.Hersek-Türkiye:    1-1 <br />
Belçika-Türkiye:    2-0<br />
Türkiye-Ermenistan:    2-0<br />
<br />
KAZAKİSTAN: 0 - TÜRKİYE: 3<br />
Stat: Astana Arena<br />
Hakemler: Istvan Vad, Zsolt Attila Szpisjak, Istvan Albert (Macaristan)<br />
Kazakistan: Sidelnikov x, Kirov x, Abdullin x, Kislizin x (Dk. 45 Roshkov x), Karpovic x (Dk. 66 Rodionov x), Ostapenko xx (Dk. 73 Maltev x), Çumaskaliev xx, Nurgaliev xx, Smidtel xx, Popov x, Azovskii x<br />
Türkiye: Onur xxx, Sabri xx, Servet xx, Ömer xxx, Hakan xx, Emre xx, Aurellio xx (Dk. 85 Kazım x), Hamit xxx, Nihat xxx (Dk. 82 Selçuk x), Arda xxx, Tuncay xx (Dk .79 Halil xx)<br />
Goller: Dk. 24 Arda, Dk. 26 Hamit, Dk. 75 Nihat (Türkiye)<br />
Sarı kart: Dk. 60 Karpovic (Kazakistan)<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Sahadan sildik<br />
<br />
Hiddink’in ilk resmi maçında; Ay-Yıldızlı ekibimiz Astana’da Kazakistan’ı sahadan sildi: 0-3. Ev sahibi takımın hızlı başladığı ancak kontrolsüz bir oyun ortaya koyduğu maçın ilk dakikaları vasat geçti. 23’de Kislitsyn’ın kafa vuruşunda top üsten az farkla dışarı gitti. 24’te Emre’nin kullandığı serbest atışa ileri çıkan Ömer kafayı vurdu yan direkten dönen topu Arda boş kaleye gönderdi: 0-1. Bu gol ile rahatlayan Milli Takım, oyunun kontrolünü tamamen ele geçirdi. 26’da yaşanan karambolde savunmanın uzaklaştırmaya çalıştığı topa Hamit müthiş vurdu: 0-2. Skorun açılmasından sonra topu kanatlara yayıp soğutma yoluna gidip başarılı olduk. 70’de Nurgal’ın serbest atışını Onur mükemmel çıkardı. 76’da ise Nihat ile golü bulduk. Arda’nın taşıdığı topta Nihat kaleciden kurtulup ağları gördü ve maçın sonucunu belirledi: 0-3.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[İzmir'de bir süper star: Jerko Leko]]></title>
			<link>http://www.altmisbir.com/forum/Konu-%C4%B0zmir-de-bir-s%C3%BCper-star-Jerko-Leko</link>
			<pubDate>Thu, 02 Sep 2010 23:37:41 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.altmisbir.com/forum/Konu-%C4%B0zmir-de-bir-s%C3%BCper-star-Jerko-Leko</guid>
			<description><![CDATA[<img src="http://www.tff.org/Resources/TFF/Auto/a344be39356946d9943c6021876d6c22.jpg" border="0" alt="[Resim: a344be39356946d9943c6021876d6c22.jpg]" /><br />
<br />
 <br />
Euro 2008'de Türkiye ile Hırvatistan arasında oynanan çeyrek final maçında 119.dakikada gelen Hırvat golünün ardından oyuna dâhil olmak amacıyla saha kenarına gelmişti. Ancak maçın hakemi Rosetti oyuna girmesine izin vermemiş ve hemen ardından Millî Takımımızın o unutulmaz golü ağlarla buluşmuştu. İşte daha önce Türkiye ile ilgili pek de iyi anıları bulunmayan bu deneyimli futbolcu, bu sezon bir Türk takımı için ter dökecek. Karşınızda Spor Toto Süper Lig'in yeni takımı Bucaspor'un Monaco'dan dev transferi. <br />
<br />
Röportaj: Mazlum Uluç / TamSaha<br />
<br />
Bize Bucaspor'a nasıl transfer olduğunu anlatır mısın? Dinamo Kiev ve Monaco gibi Avrupa'nın iki önemli kulübünde oynadıktan sonra neden tarihinde ilk kez Spor Toto Süper Lig'e yükselmiş olan Bucaspor'u tercih ettin?<br />
<br />
Monaco ile olan sözleşmem sezon sonunda bitmişti. Kontratım sona erdikten sonra Almanya ve İtalya'dan da bazı teklifler almıştım. Daha sonra Stjepan Tomas beni aradı ve Bucaspor'un yeni bir teknik direktörle çalışacağını, kendisini Türkiye'den tanıdığını ve belirli amaçları olduğunu, aynı zamanda da kulübün başarı yakalamak için oldukça istekli bir durumda bulunduğunu söyledi. Aynı zamanda kulübün yeni teknik direktörü Bülent Uygun'un daha önce Sivasspor takımıyla yakaladığı başarılardan da bahsetti. Tomas'tan bu sözleri duyunca düşündüm ve "Neden olmasın?" dedim. Çünkü bana göre Süper Lig, Avrupa'nın en zorlu 6 liginden biri. Ben de bir takıma transferimin bir an önce sonuçlanmasını istiyordum. O yüzden Almanya ve İtalya'dan gelen teklifleri değerlendirmeden Bucaspor'u tercih ettim. Ayrıca Monaco bildiğiniz gibi küçük bir krallık ve o yüzden takımın çok fazla taraftarı yok. Daha önce iki kere Türk takımlarına karşı oynamıştım ve Türk taraftarlarının ne kadar ateşli olduğunu biliyordum. Bu durum da benim Türkiye'yi ve Bucaspor'u tercih etmemi sağladı. Çünkü ben baskı altında oynamaktan hoşlanırım. Bu yüzden futbola duygusal açıdan bağlı olan bir ülkede futbol oynamak istedim.<br />
<br />
Geçmiş yıllarda da transfer gündeminde adın Türk takımlarıyla birlikte anılmıştı. Daha önce Türkiye'den teklif aldığın bir takım oldu mu?<br />
<br />
Dinamo Kiev'de forma giyerken Avrupa'da Beşiktaş'la eşleşmiştik ve ben de Beşiktaş'a karşı iyi bir mücadele ortaya koyup maçın oyuncusu seçilmiştim. Bu performansımdan sonra Beşiktaş benimle ilgilenmişti ancak o dönem Dinamo Kiev benim başka bir takıma transfer olmamı istememişti. Bu seneki transfer sezonunda da Türkiye'den iki kulüpten daha teklif aldım. Ancak eğer Türkiye'ye geleceksem, daha önceden bağlantılarımın olduğu, burada bana yardımcı olacak insanlarla bir arada olmak istedim. Tomas da kısa bir süre önce Bucaspor'a transfer olmuştu. Ayrıca Tomas bana Bülent Uygun'un hedeflerini anlatınca, kulübün istekli, hırslı ve başarıyı amaçlayan bir yapıda olduğunu fark ettim ve Bucaspor'u tercih ettim. <br />
<br />
Türkiye'den beklentilerin neler? Burada ne gibi durumlarla karşılaşacağını düşünüyorsun?<br />
<br />
Eskişehirspor'da forma giyen Ivesa, Vucko ve Nadareviç'ten Türkiye hakkında bilgiler aldım. Onlar bana ligin çok zor olduğunu söyledi. Açıkçası ben de Fransa Ligi'nde oynamaktan biraz sıkılmıştım. Çünkü futbola karşı tutkulu, hırslı bir oyun sergilenmiyor genelde orada. Türkiye'de ise kendi takımımla bir şeyler başarmak istiyorum. Çünkü önceden gözlemlediğim kadarıyla Türkiye Ligi'nde her sezon üç büyüklerin yanında bir takım da ligi sürpriz bir konumda tamamlayabiliyor. Bu sürpriz takımlar, Bursaspor'un yaptığı gibi belki şampiyon olamasalar da mutlaka ligi iyi bir konumda bitirmeyi başarıyor. Ligin sürprizlere bu kadar açık olma durumu da bana çok cazip geliyor. Çünkü önceden de belirttiğim gibi ben de böyle bir takımda başarı ve heyecan arıyorum aslında.<br />
<br />
Bahsettiğin bu sürprizi önümüzdeki sezon Bucaspor gerçekleştirebilir mi?<br />
<br />
Öyle olmasını diliyorum. Ancak öncelikle gerçekçi olmak gerekirse Süper Lig'e ilk defa yükselmiş ve yeni oyunculardan oluşan bir takımız. Bu sürprizi gerçekleştirmemiz için çok ama çok çalışmamız gerekiyor. Fakat kendime ve Tomas'a baktığımda bu başarıyı gerçekleştirmek için oldukça motive olduğumuzu görüyorum. Zamanla tüm oyuncularla birlik içinde olup takım haline dönüşmeyi başarabilirsek, bu sürprizi gerçekleştirmemek için hiçbir nedenimiz olmadığını düşünüyorum. Bülent Uygun da bunu yapmaya çalışacak. Ben de bu başarının gerçekleşmesi için elimden geleni yapacağım. Takım olarak iyi şeyler yapmaya hazırız.<br />
<br />
Türkiye'ye yeni transfer olmuş yabancı oyuncular çok sıcak karşılanır. Senin Bucaspor'a gelişinde takım arkadaşlarının yaklaşımı nasıldı?<br />
<br />
Oldukça pozitifti. Takımda birçok genç oyuncu var. Bu oyuncularla tecrübelerimi paylaşıyorum, çünkü onlar da benim deneyimlerimden yararlanmak istiyor. Ben de onlara elimden geldiğince yardımcı olmaya çalışıyorum. Şimdilik takımla ilişkilerimde tek problem dil gibi gözüküyor. İngilizce bilenlerin dışında Fransızca konuşan 3-4 oyuncu var takımda. Onlarla iyi anlaşabiliyoruz. Ancak daha da iyi iletişim kurmak için ileride Türkçe öğrenmek istiyorum.<br />
<br />
Acı bir hatıra!<br />
<br />
Buraya gelirken kafandaki Türkiye imajı nasıldı, geldikten sonra nasıl bir ortamla karşılaştın?<br />
<br />
Öncelikle şunu söylemeliyim ki, Türkiye'de çok uzun bir zaman geçirmedim. O yüzden bu konuda ileride daha net bir fikre sahip olacağım. Ama özellikle Bucaspor yönetimi ile ilgili çok olumlu düşüncelerim var. Çünkü Süper Lig'e ilk kez yükselmiş, deneyimsiz bir takım olmalarına rağmen, yöneticilerimizin başarıyı yakalamak için ellerinden gelenin en iyisini yaptıklarını görüyorum. Bu özverinin de başarıya giden yol olduğunu düşünüyorum. Bu durumu da görünce buraya transfer olmakla ne kadar doğru bir karar vermiş olduğumu anladım. Aslını söylemek gerekirse buraya transfer olmadan önce Türkiye'ye karşı biraz antipatim vardı. Çünkü Euro 2008 çeyrek final maçında kendilerine çok trajik bir biçimde kaybedip turnuvadan elenmiştik. Bu yüzden buraya gelmeden önce Türkiye denince aklıma kötü ve acı hatıralar geliyordu. Ama zamanla bu durumu aşacağıma ve Türkiye hakkında daha da olumlu düşüncelere sahip olacağıma inanıyorum.<br />
<br />
Türkiye'de başarılı bulduğun takımlar ve oyuncular var mı?<br />
<br />
Dinamo Kiev'de forma giyerken Türkiye'de sadece Beşiktaş'a ve Trabzonspor'a karşı oynadım. O yüzden bu takımların durumunu ve taraftar yapısını az çok biliyorum. O yüzden diğer takımlar hakkında fazla bir yorum yapamayacağım. Ancak bu aralar Türkiye'deki transfer haberlerini gazetelerden takip ediyordum. Spor Toto Süper Lig için çok önemli ve kaliteli oyuncuların adları geçiyor ve bu oyuncuların bir kısmı Türkiye'ye transfer oldu. Bursaspor geçen sezon şampiyon olduğu için Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş çok büyük transferler yapmak için kolları sıvadı bu transfer döneminde. Bu sezon da şampiyonluğu başka bir takıma kaptırmak istemiyorlar. Bu tarz kaliteli oyuncularla aynı ligde oynamak benim için çok güzel olacak.<br />
<br />
Daha önce Hırvatistan, Ukrayna ve Fransa liglerinde boy gösterdin. Bu sene de Süper Lig'de mücadele edeceksin. Her ülkenin kendine göre bir futbol yapısı var aslında. Bu konuda oynadığın ülkelerin futbol yapıları arasındaki karakteristik farklılıklar neler?<br />
<br />
Ukrayna Ligi'nde çok tempolu bir oyun oynanıyordu. Kondisyon çok önemliydi. Tabir yerindeyse sahada deli gibi koşuyorduk. Fransa Ligi ise daha çok taktiğe dayalıydı. Oyun içinde takımların taktik anlayışları daha ön plana çıkıyordu. Türkiye Ligi'nin ise bu liglere oranla daha teknik bir lig olduğunu düşünüyorum. Bu yüzden Süper Lig benim düşünceme göre oynadığım ligler arasındaki teknik kapasiteye en çok ihtiyaç duyacağım lig olacak. Sezonun devre arasına kadar kendi açımdan daha net tespitler yapabilirim ancak şimdilik düşüncelerim bu yönde.<br />
<br />
Kendi oyunculuk karakterini nasıl tanımlıyorsun?<br />
<br />
Oyunun sürekli içinde olmayı seviyorum. Sahadayken oyunun her anına konsantre olmaya çalışıyorum. Kendimi mücadeleci ve sert bir oyuncu olarak tanımlayabilirim. Defansif orta saha oynadığımdan dolayı benim oyun içindeki en önemli görevim karşımdaki oyuncuyu ve takımı durdurmak. Dinamo Kiev'de oynadığım yıllarda genç olmamın da verdiği tecrübesizlikle oyun içinde sağa sola giderek her yere yetişmeye çalışır ve genelde rakip oyunculara karşı çok sert müdahalelerde bulunurdum. Bu yüzden de gençken oldukça fazla faul yapar ve kart görürdüm. Bu oyun karakterim yüzünden Fransa'ya transfer olduğum sezon çok zorlandım ve sezonu ligin en çok kart gören oyuncusu olarak kapattım. Tabii ki yıllar ilerledikçe tecrübe kazandım ve hem enerjimi oyun içinde ekonomik kullanmaya hem de rakibe karşı müdahalelerimi daha doğru ve faulsüz yapmaya başladım. Bu da benim oyunumun gelişmesini ve olgunlaşmasını sağladı. Şu an tam anlamıyla iyi bir takım oyuncusuyum. Bülent Uygun'un da böyle oyuncuları sevdiğini ve çalışmak istediğini, transfer görüşmeleri sırasında Tomas beni arayarak anlattı. Zaten benim oyun tarzımı da millî takımdan biliyordu. Tomas bana hocanın oyun mantalitesinden bahsettiğinde ise, oyun anlayışının kendi futbol karakterimle uyuşuyor olması oldukça hoşuma gitti.<br />
<br />
Birlik olmazsanız, Fransa olursunuz!<br />
<br />
Türkiye'ye gelmeden önce futbol oynadığın en son ülke olan Fransa, kadrosunda çok iyi oyuncular olmasına karşın hiç galibiyet alamayarak 2010 Dünya Kupası'na gruplarda veda etti. Fransız futbolunu iyi bilen bir oyuncu olarak bu düşüşü neye bağlıyorsun? Sence Fransa Domenech kurbanı mı oldu?<br />
<br />
Bana göre Domenech taktiksel anlamda olmasa da oyuncuların üstündeki etkisi açısından çok başarısız kaldı turnuvada. Fransa'nın ilk maçını seyrettiğimde "Bu takım turnuvada asla ileriye gidemez ve gruplardan çıkamaz" demiştim. Nitekim de öyle oldu. Bunu anlamak çok da zor değildi zaten. Ayrıca Fransız halkı da böyle olacağına inanıyordu. Turnuvada oyuncuların gücü neredeyse hiç yoktu. Futbolcular arasında gruplaşma olduğu da açıkça biliniyordu. Fransa Millî Takımı'nda bazı arkadaşlarım olduğu için içeride neler olup bittiği konusunda da az çok fikrim var. Bana göre Fransa'daki en büyük problem de bu gruplaşmalardı. Maça çıkmadan önce soyunma odasında bile oyuncuların birbirlerine kenetlenmesi gerekirken, farklı farklı yerlerde birbirlerinden ayrı bir şekilde oturduklarını duydum. Fransa belki de Dünya Kupası'ndaki en kaliteli kadroya sahipti ancak iyi bir kadroya da sahip olsanız, birlik olamadıktan sonra hiçbir yere gelemeyeceğinizin en iyi örneğidir bence bu durum.<br />
<br />
Hırvatistan Milli Takımı Euro 2008'de başarılı olmuş ancak çeyrek finalde Millî Takımımıza karşı şanssız bir şekilde elenmişti. 2010 Dünya Kupası'na katılmaya da hak kazanamadılar. Jarni, Asanovic, Prosinecki, Suker, Vlaovic ve Bilic'li müthiş bir kadrosu vardı 90'lı yılların sonunda Hırvatların. Bu jenerasyondan sonra Hırvat futbolunun çok yıldız üretemediğini görüyoruz. Bu açıdan bakacak olursak Hırvat futbolunda gerileme mi var? Bu durum 2010 Dünya Kupası'na katılamama sebeplerinden olabilir mi?<br />
<br />
Bence Hırvat futbolu hâlâ yıldız yetiştiriyor. Mesela Luka Modric. Bu geçiş döneminde ve takımın yeni oluşumunda genç jenerasyonun lideri olarak gözüküyor şu anda. Euro 2008'de final bile oynayabilirdik ama Türkiye'ye çok kötü bir şekilde elendik. Hepimiz bu duruma oldukça bozulduk. Euro 2008'den sonra jenerasyon değişti. 2010 Dünya Kupası'na gidememe nedenlerimizden biri takımın yeni bir oluşum içinde olması olabilir. Aslında Hırvatistan'da yetişen genç oyunculardan iyi yerlere gelebilecek olanlar var. Ancak en büyük sorun, altyapı imkânlarındaki eksiklik. Dinamo Kiev ve Monaco'da geçirdiğim sezonlarda altyapı imkânlarını gördüğüm zaman bunu daha iyi anladım. Bana göre Hırvatistan'ın yıldız oyuncu yetiştirme konusunda büyük bir potansiyeli var. Çok da genç nüfusa sahip bir ülkeyiz. Dinamo Kiev ve Monaco'da gördüğüm altyapı imkânları Hırvat gençlere de verilse belki ileride çok daha iyi yerlere gelebilecekler. Özellikle bu imkânlar Dinamo Zagreb'in elinde olsa her şey çok daha iyi olur. Çünkü Boban, Prosinecki, Modric ve genç jenerasyondan yetişmekte olan yıldızlar hep bu ekolden gelmiştir. Tüm bunların dışında bir taraftan da düşünüyorum ki, eski Yugoslavya dağılmasaydı ve o ülkeler bir arada kalsaydı dünya şampiyonu bile olabilirdik. Çünkü o zaman ortaya müthiş bir kadro çıkardı. O kadronun da Dünya Kupası'nı kazanması hiç sürpriz olmazdı.<br />
<br />
Türkiye'de top koştururken Hırvatistan Millî Takımı'na çağrılabileceğini düşünüyor musun?<br />
<br />
Geçen sezon Monaco'da oynarken kulüple bazı sorunlarım olmuştu. Devre arasında İngiltere Premier Lig ekiplerinden Wolverhampton Wanderers benimle ilgilenmiş ancak Monaco transferime izin vermemişti o dönemde. Bilic de bana o zaman, "Sen her zaman bu kadronun parçalarından birisin, o yüzden nereye gidersen git, düzenli olarak oynamaya başladığın sürece her zaman bu kadroda yer bulacaksın" dedi. Kulübümle olan kontratımın son senesiydi. Ben de bir an önce serbest kalıp, yeni bir kulüp bulmak ve millî takım kadrosunda yer almak istiyordum. O yüzden millî takıma çağrılmam için hangi ülkede oynadığımın bir önemi yok.<br />
<br />
Isınmaktan buharlaşmıştım<br />
<br />
Euro 2008'de Türkiye ile Hırvatistan arasında oynanan o dramatik maçta Hırvatistan 119. dakikada 1-0 öne geçtikten sonra oyuna dâhil olmak için saha kenarına gelmiştin. Ancak maçın hakemi Rosetti, o an oyuna girmene izin vermemişti. Bunun hemen ardından kaleci Rüştü'nün uzun pası sonrasında Türkiye'nin son saniye golü gelmişti. O anda neler düşündüğünü öğrenebilir miyim?<br />
<br />
İlk yarı oyuna girmek için 30 dakika boyunca ısınmıştım. Devre arasında Bilic beni orta sahaya destek olmak ve o bölgede Türklere karşı üstünlük sağlamak için oyuna sokmayı planlıyordu. Ancak sonra "Biraz daha bekleyelim" dedi. İkinci yarıda takım ilk yarıya oranla çok daha iyi oynadı ve bu yüzden oyuna dâhil oluşum gerçekleşmedi. 90 dakika tamamlandığında ben yine oyuna girmeye hazırdım ancak Bilic bu sefer de ilk uzatma süresinin sonuna kadar beklememi söyledi. İlk uzatma sonunda kim kendini yorgun hissederse onunla değişecektim. Ancak doğal olarak böylesine kritik bir maçta kimse yorulduğunu söylemedi. Daha sonra Bilic penaltılara kalma ihtimalini de düşünerek beni oyuna almaktan vazgeçti. Uzatmanın sonunda golümüz gelince, yapılacak bir değişiklik maçın bitmesine yetecekti. İlk yarıdan beri ısındığımdan oyuna girmeye en hazır ben vardım saha kenarında. Adeta ısınmaktan buhar olmuştum diyebiliriz. O yüzden Bilic hemen hazırlanmamı istedi. Hemen çok hızlı bir şekilde dördüncü hakeme verilmek üzere kâğıda adımı yazdılar. Kâğıdı bulup adımın yazılması telaşını asla unutamam. Çok hızlı bir şekilde dördüncü hakemin yanına gitmeye çalıştım ben de o telaş içinde. Dördüncü hakemin yanına geldiğimde ise Rosetti oyuna girmeme izin vermedi ve bundan hemen sonra Türkiye golü attı. Maç penaltılara kalmıştı. Penaltılar atılmadan önce ise hepimiz kaybedeceğimizi biliyorduk. Çünkü tam kazandık derken her şey tersine dönmüş ve moralimiz tükenmişti. 2010 Dünya Kupası'nda buna benzer bir durum Uruguay karşısında Gana'nın da başına geldi hatırlayacağınız gibi.<br />
<br />
Dünyada kendi oynadığın mevkide en beğendiğin oyuncular kim?<br />
<br />
Kendi bölgemde oynayan birçok iyi oyuncu var. Ancak ben öncelikle bir orta saha oyuncusu olarak Zvonimir Boban'ı söylemek istiyorum. Gerçi kendisi benim gibi defansif bir orta saha değildi, tam tersine atağa yönelik bir orta saha oyuncusuydu ama ben onu izleyerek kendi mevkiim için çok önemli şeyler öğrendim. Şu an ise dünyada birçok iyi oyuncu var benimle aynı mevkide oynayan. Ama oyun anlayışı ve stili bakımından Gennaro Gattuso bana göre mükemmel bir futbolcu. Artık çok fazla forma şansı bulamıyor ancak sahadaki hırsı onu çok iyi bir oyuncu yapıyor. Dinamo Zagreb'de oynarken Avrupa kupalarında Milan'la eşleşmiştik. Biz öndeyken Milan gol attı ve skoru eşitledi. Gol sırasında Gattuso su içmek için bizim yedek kulübesinin hemen yakınlarında duran bir su şişesini eline almıştı. Gol olunca inanılmaz bir şekilde bağırarak şu şişesini yere attı ve bu gol sevincini müthiş hırslı bir şekilde yaşadı. Ben de o sırada yedek kulübesinde oturuyordum ve daha çok gençtim. Onun bu hırsını ve tutkusunu görünce çok şaşırmış ve etkilenmiştim. Oyuna olan motivasyonu beni kendisine hayran bırakmıştı.<br />
<br />
Kariyer planında neler var?<br />
<br />
Bucaspor ile iki yıllık kontrat imzaladım. Sözleşmem bittiği zaman kulüple birlikte durumumu tekrar değerlendireceğim tabii ki. Buraya çok iyi izlenimlerle geldim ve uzun süre takıma katkı yapmak istiyorum. Bunun dışında sahada iyi olduğumu hissettiğim sürece futbol hayatımı devam ettirmek düşüncesindeyim.<br />
<br />
Özel hayatında neler yaparsın? Hobilerin nelerdir? Mesela Bilic gitar çalıyor, senin de buna benzer yeteneklerin var mı?<br />
<br />
Futbol dışında diğer sporlarla da vakit geçirmeyi çok seviyorum. Mesela Monaco'da sürekli tenis oynardım boş zamanlarımda. Bunun dışında bol bol film seyrederim. Mesela kamptayken boş zamanlarımda 10 günde 15 film izledim. Zagreb'deki evimin bir odasını tam bir sinema salonu konseptinde döşedim. Ayrıca internetten kart oyunları da oynuyorum fırsat buldukça.<br />
<br />
Futbolun içinde olup yardım kuruluşlarına üye olan ve hayır işleriyle uğraşan eski Alman hakem Markus Merk ve Fransız oyuncu Thuram gibi isimler var. Senin de buna benzer faaliyetlerin var mı?<br />
<br />
Bilic'in Hırvatistan'da kurmuş olduğu bir yardım kuruluşu var. Bu kuruluş Hırvatistan'daki fakir insanlara yardım ediyor ve onların ihtiyaçlarını karşılıyor. Millî takımdaki oyuncular olarak da her yıl bu yardım kuruluşuna destek olmak için belirli bir miktarda bağış yapıyoruz. Son 2 yıldır bu kurumun faaliyetleri oldukça başarılı bir şekilde gerçekleşiyor. Ülkede ilk kez böyle bir hayır işi yapıldığı için de halk bu durumu oldukça sevinçle karşılıyor. Dinamo Kiev'de oynarken de Sergei Rebrov'un fakir durumda olan insanlara yardım ettiğine tanık oldum. Aslında Ukrayna'da da Hırvatistan'dakine benzer bir durum var. Orada da aç insan çok, hatta Hırvatistan'a göre daha fazla. Bu yardım çalışmalarıyla buradaki insanları bir şekilde futbola kazandırmaya da çalışıyoruz aslında.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<img src="http://www.tff.org/Resources/TFF/Auto/a344be39356946d9943c6021876d6c22.jpg" border="0" alt="[Resim: a344be39356946d9943c6021876d6c22.jpg]" /><br />
<br />
 <br />
Euro 2008'de Türkiye ile Hırvatistan arasında oynanan çeyrek final maçında 119.dakikada gelen Hırvat golünün ardından oyuna dâhil olmak amacıyla saha kenarına gelmişti. Ancak maçın hakemi Rosetti oyuna girmesine izin vermemiş ve hemen ardından Millî Takımımızın o unutulmaz golü ağlarla buluşmuştu. İşte daha önce Türkiye ile ilgili pek de iyi anıları bulunmayan bu deneyimli futbolcu, bu sezon bir Türk takımı için ter dökecek. Karşınızda Spor Toto Süper Lig'in yeni takımı Bucaspor'un Monaco'dan dev transferi. <br />
<br />
Röportaj: Mazlum Uluç / TamSaha<br />
<br />
Bize Bucaspor'a nasıl transfer olduğunu anlatır mısın? Dinamo Kiev ve Monaco gibi Avrupa'nın iki önemli kulübünde oynadıktan sonra neden tarihinde ilk kez Spor Toto Süper Lig'e yükselmiş olan Bucaspor'u tercih ettin?<br />
<br />
Monaco ile olan sözleşmem sezon sonunda bitmişti. Kontratım sona erdikten sonra Almanya ve İtalya'dan da bazı teklifler almıştım. Daha sonra Stjepan Tomas beni aradı ve Bucaspor'un yeni bir teknik direktörle çalışacağını, kendisini Türkiye'den tanıdığını ve belirli amaçları olduğunu, aynı zamanda da kulübün başarı yakalamak için oldukça istekli bir durumda bulunduğunu söyledi. Aynı zamanda kulübün yeni teknik direktörü Bülent Uygun'un daha önce Sivasspor takımıyla yakaladığı başarılardan da bahsetti. Tomas'tan bu sözleri duyunca düşündüm ve "Neden olmasın?" dedim. Çünkü bana göre Süper Lig, Avrupa'nın en zorlu 6 liginden biri. Ben de bir takıma transferimin bir an önce sonuçlanmasını istiyordum. O yüzden Almanya ve İtalya'dan gelen teklifleri değerlendirmeden Bucaspor'u tercih ettim. Ayrıca Monaco bildiğiniz gibi küçük bir krallık ve o yüzden takımın çok fazla taraftarı yok. Daha önce iki kere Türk takımlarına karşı oynamıştım ve Türk taraftarlarının ne kadar ateşli olduğunu biliyordum. Bu durum da benim Türkiye'yi ve Bucaspor'u tercih etmemi sağladı. Çünkü ben baskı altında oynamaktan hoşlanırım. Bu yüzden futbola duygusal açıdan bağlı olan bir ülkede futbol oynamak istedim.<br />
<br />
Geçmiş yıllarda da transfer gündeminde adın Türk takımlarıyla birlikte anılmıştı. Daha önce Türkiye'den teklif aldığın bir takım oldu mu?<br />
<br />
Dinamo Kiev'de forma giyerken Avrupa'da Beşiktaş'la eşleşmiştik ve ben de Beşiktaş'a karşı iyi bir mücadele ortaya koyup maçın oyuncusu seçilmiştim. Bu performansımdan sonra Beşiktaş benimle ilgilenmişti ancak o dönem Dinamo Kiev benim başka bir takıma transfer olmamı istememişti. Bu seneki transfer sezonunda da Türkiye'den iki kulüpten daha teklif aldım. Ancak eğer Türkiye'ye geleceksem, daha önceden bağlantılarımın olduğu, burada bana yardımcı olacak insanlarla bir arada olmak istedim. Tomas da kısa bir süre önce Bucaspor'a transfer olmuştu. Ayrıca Tomas bana Bülent Uygun'un hedeflerini anlatınca, kulübün istekli, hırslı ve başarıyı amaçlayan bir yapıda olduğunu fark ettim ve Bucaspor'u tercih ettim. <br />
<br />
Türkiye'den beklentilerin neler? Burada ne gibi durumlarla karşılaşacağını düşünüyorsun?<br />
<br />
Eskişehirspor'da forma giyen Ivesa, Vucko ve Nadareviç'ten Türkiye hakkında bilgiler aldım. Onlar bana ligin çok zor olduğunu söyledi. Açıkçası ben de Fransa Ligi'nde oynamaktan biraz sıkılmıştım. Çünkü futbola karşı tutkulu, hırslı bir oyun sergilenmiyor genelde orada. Türkiye'de ise kendi takımımla bir şeyler başarmak istiyorum. Çünkü önceden gözlemlediğim kadarıyla Türkiye Ligi'nde her sezon üç büyüklerin yanında bir takım da ligi sürpriz bir konumda tamamlayabiliyor. Bu sürpriz takımlar, Bursaspor'un yaptığı gibi belki şampiyon olamasalar da mutlaka ligi iyi bir konumda bitirmeyi başarıyor. Ligin sürprizlere bu kadar açık olma durumu da bana çok cazip geliyor. Çünkü önceden de belirttiğim gibi ben de böyle bir takımda başarı ve heyecan arıyorum aslında.<br />
<br />
Bahsettiğin bu sürprizi önümüzdeki sezon Bucaspor gerçekleştirebilir mi?<br />
<br />
Öyle olmasını diliyorum. Ancak öncelikle gerçekçi olmak gerekirse Süper Lig'e ilk defa yükselmiş ve yeni oyunculardan oluşan bir takımız. Bu sürprizi gerçekleştirmemiz için çok ama çok çalışmamız gerekiyor. Fakat kendime ve Tomas'a baktığımda bu başarıyı gerçekleştirmek için oldukça motive olduğumuzu görüyorum. Zamanla tüm oyuncularla birlik içinde olup takım haline dönüşmeyi başarabilirsek, bu sürprizi gerçekleştirmemek için hiçbir nedenimiz olmadığını düşünüyorum. Bülent Uygun da bunu yapmaya çalışacak. Ben de bu başarının gerçekleşmesi için elimden geleni yapacağım. Takım olarak iyi şeyler yapmaya hazırız.<br />
<br />
Türkiye'ye yeni transfer olmuş yabancı oyuncular çok sıcak karşılanır. Senin Bucaspor'a gelişinde takım arkadaşlarının yaklaşımı nasıldı?<br />
<br />
Oldukça pozitifti. Takımda birçok genç oyuncu var. Bu oyuncularla tecrübelerimi paylaşıyorum, çünkü onlar da benim deneyimlerimden yararlanmak istiyor. Ben de onlara elimden geldiğince yardımcı olmaya çalışıyorum. Şimdilik takımla ilişkilerimde tek problem dil gibi gözüküyor. İngilizce bilenlerin dışında Fransızca konuşan 3-4 oyuncu var takımda. Onlarla iyi anlaşabiliyoruz. Ancak daha da iyi iletişim kurmak için ileride Türkçe öğrenmek istiyorum.<br />
<br />
Acı bir hatıra!<br />
<br />
Buraya gelirken kafandaki Türkiye imajı nasıldı, geldikten sonra nasıl bir ortamla karşılaştın?<br />
<br />
Öncelikle şunu söylemeliyim ki, Türkiye'de çok uzun bir zaman geçirmedim. O yüzden bu konuda ileride daha net bir fikre sahip olacağım. Ama özellikle Bucaspor yönetimi ile ilgili çok olumlu düşüncelerim var. Çünkü Süper Lig'e ilk kez yükselmiş, deneyimsiz bir takım olmalarına rağmen, yöneticilerimizin başarıyı yakalamak için ellerinden gelenin en iyisini yaptıklarını görüyorum. Bu özverinin de başarıya giden yol olduğunu düşünüyorum. Bu durumu da görünce buraya transfer olmakla ne kadar doğru bir karar vermiş olduğumu anladım. Aslını söylemek gerekirse buraya transfer olmadan önce Türkiye'ye karşı biraz antipatim vardı. Çünkü Euro 2008 çeyrek final maçında kendilerine çok trajik bir biçimde kaybedip turnuvadan elenmiştik. Bu yüzden buraya gelmeden önce Türkiye denince aklıma kötü ve acı hatıralar geliyordu. Ama zamanla bu durumu aşacağıma ve Türkiye hakkında daha da olumlu düşüncelere sahip olacağıma inanıyorum.<br />
<br />
Türkiye'de başarılı bulduğun takımlar ve oyuncular var mı?<br />
<br />
Dinamo Kiev'de forma giyerken Türkiye'de sadece Beşiktaş'a ve Trabzonspor'a karşı oynadım. O yüzden bu takımların durumunu ve taraftar yapısını az çok biliyorum. O yüzden diğer takımlar hakkında fazla bir yorum yapamayacağım. Ancak bu aralar Türkiye'deki transfer haberlerini gazetelerden takip ediyordum. Spor Toto Süper Lig için çok önemli ve kaliteli oyuncuların adları geçiyor ve bu oyuncuların bir kısmı Türkiye'ye transfer oldu. Bursaspor geçen sezon şampiyon olduğu için Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş çok büyük transferler yapmak için kolları sıvadı bu transfer döneminde. Bu sezon da şampiyonluğu başka bir takıma kaptırmak istemiyorlar. Bu tarz kaliteli oyuncularla aynı ligde oynamak benim için çok güzel olacak.<br />
<br />
Daha önce Hırvatistan, Ukrayna ve Fransa liglerinde boy gösterdin. Bu sene de Süper Lig'de mücadele edeceksin. Her ülkenin kendine göre bir futbol yapısı var aslında. Bu konuda oynadığın ülkelerin futbol yapıları arasındaki karakteristik farklılıklar neler?<br />
<br />
Ukrayna Ligi'nde çok tempolu bir oyun oynanıyordu. Kondisyon çok önemliydi. Tabir yerindeyse sahada deli gibi koşuyorduk. Fransa Ligi ise daha çok taktiğe dayalıydı. Oyun içinde takımların taktik anlayışları daha ön plana çıkıyordu. Türkiye Ligi'nin ise bu liglere oranla daha teknik bir lig olduğunu düşünüyorum. Bu yüzden Süper Lig benim düşünceme göre oynadığım ligler arasındaki teknik kapasiteye en çok ihtiyaç duyacağım lig olacak. Sezonun devre arasına kadar kendi açımdan daha net tespitler yapabilirim ancak şimdilik düşüncelerim bu yönde.<br />
<br />
Kendi oyunculuk karakterini nasıl tanımlıyorsun?<br />
<br />
Oyunun sürekli içinde olmayı seviyorum. Sahadayken oyunun her anına konsantre olmaya çalışıyorum. Kendimi mücadeleci ve sert bir oyuncu olarak tanımlayabilirim. Defansif orta saha oynadığımdan dolayı benim oyun içindeki en önemli görevim karşımdaki oyuncuyu ve takımı durdurmak. Dinamo Kiev'de oynadığım yıllarda genç olmamın da verdiği tecrübesizlikle oyun içinde sağa sola giderek her yere yetişmeye çalışır ve genelde rakip oyunculara karşı çok sert müdahalelerde bulunurdum. Bu yüzden de gençken oldukça fazla faul yapar ve kart görürdüm. Bu oyun karakterim yüzünden Fransa'ya transfer olduğum sezon çok zorlandım ve sezonu ligin en çok kart gören oyuncusu olarak kapattım. Tabii ki yıllar ilerledikçe tecrübe kazandım ve hem enerjimi oyun içinde ekonomik kullanmaya hem de rakibe karşı müdahalelerimi daha doğru ve faulsüz yapmaya başladım. Bu da benim oyunumun gelişmesini ve olgunlaşmasını sağladı. Şu an tam anlamıyla iyi bir takım oyuncusuyum. Bülent Uygun'un da böyle oyuncuları sevdiğini ve çalışmak istediğini, transfer görüşmeleri sırasında Tomas beni arayarak anlattı. Zaten benim oyun tarzımı da millî takımdan biliyordu. Tomas bana hocanın oyun mantalitesinden bahsettiğinde ise, oyun anlayışının kendi futbol karakterimle uyuşuyor olması oldukça hoşuma gitti.<br />
<br />
Birlik olmazsanız, Fransa olursunuz!<br />
<br />
Türkiye'ye gelmeden önce futbol oynadığın en son ülke olan Fransa, kadrosunda çok iyi oyuncular olmasına karşın hiç galibiyet alamayarak 2010 Dünya Kupası'na gruplarda veda etti. Fransız futbolunu iyi bilen bir oyuncu olarak bu düşüşü neye bağlıyorsun? Sence Fransa Domenech kurbanı mı oldu?<br />
<br />
Bana göre Domenech taktiksel anlamda olmasa da oyuncuların üstündeki etkisi açısından çok başarısız kaldı turnuvada. Fransa'nın ilk maçını seyrettiğimde "Bu takım turnuvada asla ileriye gidemez ve gruplardan çıkamaz" demiştim. Nitekim de öyle oldu. Bunu anlamak çok da zor değildi zaten. Ayrıca Fransız halkı da böyle olacağına inanıyordu. Turnuvada oyuncuların gücü neredeyse hiç yoktu. Futbolcular arasında gruplaşma olduğu da açıkça biliniyordu. Fransa Millî Takımı'nda bazı arkadaşlarım olduğu için içeride neler olup bittiği konusunda da az çok fikrim var. Bana göre Fransa'daki en büyük problem de bu gruplaşmalardı. Maça çıkmadan önce soyunma odasında bile oyuncuların birbirlerine kenetlenmesi gerekirken, farklı farklı yerlerde birbirlerinden ayrı bir şekilde oturduklarını duydum. Fransa belki de Dünya Kupası'ndaki en kaliteli kadroya sahipti ancak iyi bir kadroya da sahip olsanız, birlik olamadıktan sonra hiçbir yere gelemeyeceğinizin en iyi örneğidir bence bu durum.<br />
<br />
Hırvatistan Milli Takımı Euro 2008'de başarılı olmuş ancak çeyrek finalde Millî Takımımıza karşı şanssız bir şekilde elenmişti. 2010 Dünya Kupası'na katılmaya da hak kazanamadılar. Jarni, Asanovic, Prosinecki, Suker, Vlaovic ve Bilic'li müthiş bir kadrosu vardı 90'lı yılların sonunda Hırvatların. Bu jenerasyondan sonra Hırvat futbolunun çok yıldız üretemediğini görüyoruz. Bu açıdan bakacak olursak Hırvat futbolunda gerileme mi var? Bu durum 2010 Dünya Kupası'na katılamama sebeplerinden olabilir mi?<br />
<br />
Bence Hırvat futbolu hâlâ yıldız yetiştiriyor. Mesela Luka Modric. Bu geçiş döneminde ve takımın yeni oluşumunda genç jenerasyonun lideri olarak gözüküyor şu anda. Euro 2008'de final bile oynayabilirdik ama Türkiye'ye çok kötü bir şekilde elendik. Hepimiz bu duruma oldukça bozulduk. Euro 2008'den sonra jenerasyon değişti. 2010 Dünya Kupası'na gidememe nedenlerimizden biri takımın yeni bir oluşum içinde olması olabilir. Aslında Hırvatistan'da yetişen genç oyunculardan iyi yerlere gelebilecek olanlar var. Ancak en büyük sorun, altyapı imkânlarındaki eksiklik. Dinamo Kiev ve Monaco'da geçirdiğim sezonlarda altyapı imkânlarını gördüğüm zaman bunu daha iyi anladım. Bana göre Hırvatistan'ın yıldız oyuncu yetiştirme konusunda büyük bir potansiyeli var. Çok da genç nüfusa sahip bir ülkeyiz. Dinamo Kiev ve Monaco'da gördüğüm altyapı imkânları Hırvat gençlere de verilse belki ileride çok daha iyi yerlere gelebilecekler. Özellikle bu imkânlar Dinamo Zagreb'in elinde olsa her şey çok daha iyi olur. Çünkü Boban, Prosinecki, Modric ve genç jenerasyondan yetişmekte olan yıldızlar hep bu ekolden gelmiştir. Tüm bunların dışında bir taraftan da düşünüyorum ki, eski Yugoslavya dağılmasaydı ve o ülkeler bir arada kalsaydı dünya şampiyonu bile olabilirdik. Çünkü o zaman ortaya müthiş bir kadro çıkardı. O kadronun da Dünya Kupası'nı kazanması hiç sürpriz olmazdı.<br />
<br />
Türkiye'de top koştururken Hırvatistan Millî Takımı'na çağrılabileceğini düşünüyor musun?<br />
<br />
Geçen sezon Monaco'da oynarken kulüple bazı sorunlarım olmuştu. Devre arasında İngiltere Premier Lig ekiplerinden Wolverhampton Wanderers benimle ilgilenmiş ancak Monaco transferime izin vermemişti o dönemde. Bilic de bana o zaman, "Sen her zaman bu kadronun parçalarından birisin, o yüzden nereye gidersen git, düzenli olarak oynamaya başladığın sürece her zaman bu kadroda yer bulacaksın" dedi. Kulübümle olan kontratımın son senesiydi. Ben de bir an önce serbest kalıp, yeni bir kulüp bulmak ve millî takım kadrosunda yer almak istiyordum. O yüzden millî takıma çağrılmam için hangi ülkede oynadığımın bir önemi yok.<br />
<br />
Isınmaktan buharlaşmıştım<br />
<br />
Euro 2008'de Türkiye ile Hırvatistan arasında oynanan o dramatik maçta Hırvatistan 119. dakikada 1-0 öne geçtikten sonra oyuna dâhil olmak için saha kenarına gelmiştin. Ancak maçın hakemi Rosetti, o an oyuna girmene izin vermemişti. Bunun hemen ardından kaleci Rüştü'nün uzun pası sonrasında Türkiye'nin son saniye golü gelmişti. O anda neler düşündüğünü öğrenebilir miyim?<br />
<br />
İlk yarı oyuna girmek için 30 dakika boyunca ısınmıştım. Devre arasında Bilic beni orta sahaya destek olmak ve o bölgede Türklere karşı üstünlük sağlamak için oyuna sokmayı planlıyordu. Ancak sonra "Biraz daha bekleyelim" dedi. İkinci yarıda takım ilk yarıya oranla çok daha iyi oynadı ve bu yüzden oyuna dâhil oluşum gerçekleşmedi. 90 dakika tamamlandığında ben yine oyuna girmeye hazırdım ancak Bilic bu sefer de ilk uzatma süresinin sonuna kadar beklememi söyledi. İlk uzatma sonunda kim kendini yorgun hissederse onunla değişecektim. Ancak doğal olarak böylesine kritik bir maçta kimse yorulduğunu söylemedi. Daha sonra Bilic penaltılara kalma ihtimalini de düşünerek beni oyuna almaktan vazgeçti. Uzatmanın sonunda golümüz gelince, yapılacak bir değişiklik maçın bitmesine yetecekti. İlk yarıdan beri ısındığımdan oyuna girmeye en hazır ben vardım saha kenarında. Adeta ısınmaktan buhar olmuştum diyebiliriz. O yüzden Bilic hemen hazırlanmamı istedi. Hemen çok hızlı bir şekilde dördüncü hakeme verilmek üzere kâğıda adımı yazdılar. Kâğıdı bulup adımın yazılması telaşını asla unutamam. Çok hızlı bir şekilde dördüncü hakemin yanına gitmeye çalıştım ben de o telaş içinde. Dördüncü hakemin yanına geldiğimde ise Rosetti oyuna girmeme izin vermedi ve bundan hemen sonra Türkiye golü attı. Maç penaltılara kalmıştı. Penaltılar atılmadan önce ise hepimiz kaybedeceğimizi biliyorduk. Çünkü tam kazandık derken her şey tersine dönmüş ve moralimiz tükenmişti. 2010 Dünya Kupası'nda buna benzer bir durum Uruguay karşısında Gana'nın da başına geldi hatırlayacağınız gibi.<br />
<br />
Dünyada kendi oynadığın mevkide en beğendiğin oyuncular kim?<br />
<br />
Kendi bölgemde oynayan birçok iyi oyuncu var. Ancak ben öncelikle bir orta saha oyuncusu olarak Zvonimir Boban'ı söylemek istiyorum. Gerçi kendisi benim gibi defansif bir orta saha değildi, tam tersine atağa yönelik bir orta saha oyuncusuydu ama ben onu izleyerek kendi mevkiim için çok önemli şeyler öğrendim. Şu an ise dünyada birçok iyi oyuncu var benimle aynı mevkide oynayan. Ama oyun anlayışı ve stili bakımından Gennaro Gattuso bana göre mükemmel bir futbolcu. Artık çok fazla forma şansı bulamıyor ancak sahadaki hırsı onu çok iyi bir oyuncu yapıyor. Dinamo Zagreb'de oynarken Avrupa kupalarında Milan'la eşleşmiştik. Biz öndeyken Milan gol attı ve skoru eşitledi. Gol sırasında Gattuso su içmek için bizim yedek kulübesinin hemen yakınlarında duran bir su şişesini eline almıştı. Gol olunca inanılmaz bir şekilde bağırarak şu şişesini yere attı ve bu gol sevincini müthiş hırslı bir şekilde yaşadı. Ben de o sırada yedek kulübesinde oturuyordum ve daha çok gençtim. Onun bu hırsını ve tutkusunu görünce çok şaşırmış ve etkilenmiştim. Oyuna olan motivasyonu beni kendisine hayran bırakmıştı.<br />
<br />
Kariyer planında neler var?<br />
<br />
Bucaspor ile iki yıllık kontrat imzaladım. Sözleşmem bittiği zaman kulüple birlikte durumumu tekrar değerlendireceğim tabii ki. Buraya çok iyi izlenimlerle geldim ve uzun süre takıma katkı yapmak istiyorum. Bunun dışında sahada iyi olduğumu hissettiğim sürece futbol hayatımı devam ettirmek düşüncesindeyim.<br />
<br />
Özel hayatında neler yaparsın? Hobilerin nelerdir? Mesela Bilic gitar çalıyor, senin de buna benzer yeteneklerin var mı?<br />
<br />
Futbol dışında diğer sporlarla da vakit geçirmeyi çok seviyorum. Mesela Monaco'da sürekli tenis oynardım boş zamanlarımda. Bunun dışında bol bol film seyrederim. Mesela kamptayken boş zamanlarımda 10 günde 15 film izledim. Zagreb'deki evimin bir odasını tam bir sinema salonu konseptinde döşedim. Ayrıca internetten kart oyunları da oynuyorum fırsat buldukça.<br />
<br />
Futbolun içinde olup yardım kuruluşlarına üye olan ve hayır işleriyle uğraşan eski Alman hakem Markus Merk ve Fransız oyuncu Thuram gibi isimler var. Senin de buna benzer faaliyetlerin var mı?<br />
<br />
Bilic'in Hırvatistan'da kurmuş olduğu bir yardım kuruluşu var. Bu kuruluş Hırvatistan'daki fakir insanlara yardım ediyor ve onların ihtiyaçlarını karşılıyor. Millî takımdaki oyuncular olarak da her yıl bu yardım kuruluşuna destek olmak için belirli bir miktarda bağış yapıyoruz. Son 2 yıldır bu kurumun faaliyetleri oldukça başarılı bir şekilde gerçekleşiyor. Ülkede ilk kez böyle bir hayır işi yapıldığı için de halk bu durumu oldukça sevinçle karşılıyor. Dinamo Kiev'de oynarken de Sergei Rebrov'un fakir durumda olan insanlara yardım ettiğine tanık oldum. Aslında Ukrayna'da da Hırvatistan'dakine benzer bir durum var. Orada da aç insan çok, hatta Hırvatistan'a göre daha fazla. Bu yardım çalışmalarıyla buradaki insanları bir şekilde futbola kazandırmaya da çalışıyoruz aslında.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Bank Asya 1. Lig, 4, 5, 6 ve 7. hafta programları]]></title>
			<link>http://www.altmisbir.com/forum/Konu-Bank-Asya-1-Lig-4-5-6-ve-7-hafta-programlar%C4%B1</link>
			<pubDate>Thu, 02 Sep 2010 23:33:57 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.altmisbir.com/forum/Konu-Bank-Asya-1-Lig-4-5-6-ve-7-hafta-programlar%C4%B1</guid>
			<description><![CDATA[4.HAFTA <br />
18 EYLÜL 2010 CUMARTESİ<br />
 <br />
AKHİSAR BELEDİYESPOR<br />
<br />
 DENİZLİSPOR<br />
 AKHİSAR İLÇE <br />
 16:00<br />
 <br />
GAZİANTEP BŞ.BLD.SPOR<br />
 ORDUSPOR<br />
 KAMİL OCAK<br />
 19.30<br />
 <br />
19 EYLÜL 2010 PAZAR<br />
 <br />
KARTALSPOR<br />
 SAMSUNSPOR<br />
 KARTAL<br />
 16:00 <br />
 <br />
MERSİN İDMANYURDU<br />
 DİYARBAKIRSPOR<br />
 TEVFİK SIRRI GÜR<br />
 16:00 <br />
 <br />
GÜNGÖREN BELEDİYESPOR<br />
 GİRESUNSPOR<br />
 MİMAR YAHYA BAŞ<br />
 16:00<br />
 <br />
BOLUSPOR<br />
 TKİ TAVŞANLI LİNYİTSPOR<br />
 BOLU ATATÜRK<br />
 16:00<br />
 <br />
ÇAYKUR RİZESPOR<br />
 KAYSERİ ERCİYESSPOR<br />
 YENİ RİZE<br />
 19.30<br />
 <br />
ALTAY<br />
 KARŞIYAKA<br />
 ALSANCAK<br />
 19:30<br />
 <br />
ADANASPOR A.Ş. BAY<br />
 <br />
 <br />
<br />
<br />
22 EYLÜL 2010 ÇARŞAMBA <br />
<br />
 <br />
ZİRAAT TÜRKİYE KUPASI 2.KADEME MAÇLARI<br />
 <br />
 <br />
<br />
<br />
5.HAFTA<br />
<br />
25 EYLÜL 2010 CUMARTESİ<br />
 <br />
GİRESUNSPOR<br />
 ADANASPOR A.Ş.<br />
 GİRESUN ATATÜRK<br />
 16:00<br />
 <br />
26 EYLÜL 2010 PAZAR<br />
 <br />
ORDUSPOR<br />
 ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş.<br />
 ORDU 19 EYLÜL<br />
 16:00<br />
 <br />
GÜNGÖREN BELEDİYESPOR<br />
 GAZİANTEP BŞ.BLD.SPOR<br />
 MİMAR YAHYA BAŞ<br />
 16:00<br />
 <br />
KARŞIYAKA<br />
 MERSİN İDMANYURDU<br />
 ALSANCAK<br />
 19:30<br />
 <br />
SAMSUNSPOR<br />
 BOLUSPOR<br />
 SAMSUN 19 MAYIS<br />
 19:30<br />
 <br />
DENİZLİSPOR<br />
 ALTAY<br />
 DENİZLİ ATATÜRK<br />
 19:30<br />
 <br />
DİYARBAKIRSPOR<br />
 KARTALSPOR<br />
 DİYARBAKIR ATATÜRK <br />
 19:30<br />
 <br />
27 EYLÜL 2010 PAZARTESİ<br />
 <br />
KAYSERİ ERCİYESSPOR<br />
 AKHİSAR BELEDİYESPOR<br />
 BŞ BLD KADİR HAS <br />
 19:30<br />
 <br />
TKİ TAVŞANLI LİNYİTSPOR BAY<br />
 <br />
 <br />
<br />
<br />
<br />
6.HAFTA<br />
<br />
02 EKİM 2010 CUMARTESİ<br />
 <br />
BOLUSPOR<br />
 DİYARBAKIRSPOR<br />
 BOLU ATATÜRK<br />
 14:00<br />
 <br />
03 EKİM 2010 PAZAR<br />
 <br />
KARTALSPOR<br />
 KARŞIYAKA<br />
 KARTAL İLÇE<br />
 14:00<br />
 <br />
MERSİN İDMANYURDU<br />
 DENİZLİSPOR<br />
 TEVFİK SIRRI GÜR<br />
 15:00<br />
 <br />
AKHİSAR BELEDİYESPOR<br />
 ORDUSPOR<br />
 AKHİSAR İLÇE<br />
 15:00<br />
 <br />
GAZİANTEP BŞ.BLD.SPOR<br />
 GİRESUNSPOR<br />
 KAMİL OCAK<br />
 19:30<br />
 <br />
ALTAY<br />
 KAYSERİ ERCİYESSPOR<br />
 ALSANCAK<br />
 19:30<br />
 <br />
ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş.<br />
 GÜNGÖREN BELEDİYESPOR<br />
 YENİ RİZE<br />
 19:30<br />
 <br />
ADANASPOR A.Ş.<br />
 TKİ TAVŞANLI LİNYİTSPOR<br />
 ADANA 5 OCAK<br />
 19:30<br />
 <br />
SAMSUNSPOR BAY<br />
 <br />
 <br />
<br />
<br />
7.HAFTA<br />
<br />
08 EKİM 2010 CUMA<br />
 <br />
SAMSUNSPOR<br />
 ADANASPOR A.Ş.<br />
 SAMSUN 19 MAYIS<br />
 19:30<br />
 <br />
09 EKİM 2010 CUMARTESİ<br />
 <br />
GÜNGÖREN BLD.SPOR<br />
 AKHİSAR BELEDİYESPOR<br />
 MİMAR YAHYA BAŞ<br />
 14:00<br />
 <br />
10 EKİM 2010 PAZAR<br />
 <br />
ORDUSPOR<br />
 ALTAY<br />
 ORDU 19 EYLÜL<br />
 14:00<br />
 <br />
GAZİANTEP BŞ.BLD.SPOR<br />
 ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş.<br />
 KAMİL OCAK<br />
 15:00<br />
 <br />
GİRESUNSPOR<br />
 TKİ TAVŞANLI LİNYİTSPOR<br />
 GİRESUN ATATÜRK<br />
 15:00<br />
 <br />
KAYSERİ ERCİYESSPOR<br />
 MERSİN İDMANYURDU<br />
 BŞ BLD KADİR HAS<br />
 15:00<br />
 <br />
DENİZLİSPOR<br />
 KARTALSPOR<br />
 DENİZLİ ATATÜRK<br />
 15:00<br />
 <br />
KARŞIYAKA<br />
 BOLUSPOR<br />
 ALSANCAK<br />
 19:30<br />
 <br />
DİYARBAKIRSPOR BAY]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[4.HAFTA <br />
18 EYLÜL 2010 CUMARTESİ<br />
 <br />
AKHİSAR BELEDİYESPOR<br />
<br />
 DENİZLİSPOR<br />
 AKHİSAR İLÇE <br />
 16:00<br />
 <br />
GAZİANTEP BŞ.BLD.SPOR<br />
 ORDUSPOR<br />
 KAMİL OCAK<br />
 19.30<br />
 <br />
19 EYLÜL 2010 PAZAR<br />
 <br />
KARTALSPOR<br />
 SAMSUNSPOR<br />
 KARTAL<br />
 16:00 <br />
 <br />
MERSİN İDMANYURDU<br />
 DİYARBAKIRSPOR<br />
 TEVFİK SIRRI GÜR<br />
 16:00 <br />
 <br />
GÜNGÖREN BELEDİYESPOR<br />
 GİRESUNSPOR<br />
 MİMAR YAHYA BAŞ<br />
 16:00<br />
 <br />
BOLUSPOR<br />
 TKİ TAVŞANLI LİNYİTSPOR<br />
 BOLU ATATÜRK<br />
 16:00<br />
 <br />
ÇAYKUR RİZESPOR<br />
 KAYSERİ ERCİYESSPOR<br />
 YENİ RİZE<br />
 19.30<br />
 <br />
ALTAY<br />
 KARŞIYAKA<br />
 ALSANCAK<br />
 19:30<br />
 <br />
ADANASPOR A.Ş. BAY<br />
 <br />
 <br />
<br />
<br />
22 EYLÜL 2010 ÇARŞAMBA <br />
<br />
 <br />
ZİRAAT TÜRKİYE KUPASI 2.KADEME MAÇLARI<br />
 <br />
 <br />
<br />
<br />
5.HAFTA<br />
<br />
25 EYLÜL 2010 CUMARTESİ<br />
 <br />
GİRESUNSPOR<br />
 ADANASPOR A.Ş.<br />
 GİRESUN ATATÜRK<br />
 16:00<br />
 <br />
26 EYLÜL 2010 PAZAR<br />
 <br />
ORDUSPOR<br />
 ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş.<br />
 ORDU 19 EYLÜL<br />
 16:00<br />
 <br />
GÜNGÖREN BELEDİYESPOR<br />
 GAZİANTEP BŞ.BLD.SPOR<br />
 MİMAR YAHYA BAŞ<br />
 16:00<br />
 <br />
KARŞIYAKA<br />
 MERSİN İDMANYURDU<br />
 ALSANCAK<br />
 19:30<br />
 <br />
SAMSUNSPOR<br />
 BOLUSPOR<br />
 SAMSUN 19 MAYIS<br />
 19:30<br />
 <br />
DENİZLİSPOR<br />
 ALTAY<br />
 DENİZLİ ATATÜRK<br />
 19:30<br />
 <br />
DİYARBAKIRSPOR<br />
 KARTALSPOR<br />
 DİYARBAKIR ATATÜRK <br />
 19:30<br />
 <br />
27 EYLÜL 2010 PAZARTESİ<br />
 <br />
KAYSERİ ERCİYESSPOR<br />
 AKHİSAR BELEDİYESPOR<br />
 BŞ BLD KADİR HAS <br />
 19:30<br />
 <br />
TKİ TAVŞANLI LİNYİTSPOR BAY<br />
 <br />
 <br />
<br />
<br />
<br />
6.HAFTA<br />
<br />
02 EKİM 2010 CUMARTESİ<br />
 <br />
BOLUSPOR<br />
 DİYARBAKIRSPOR<br />
 BOLU ATATÜRK<br />
 14:00<br />
 <br />
03 EKİM 2010 PAZAR<br />
 <br />
KARTALSPOR<br />
 KARŞIYAKA<br />
 KARTAL İLÇE<br />
 14:00<br />
 <br />
MERSİN İDMANYURDU<br />
 DENİZLİSPOR<br />
 TEVFİK SIRRI GÜR<br />
 15:00<br />
 <br />
AKHİSAR BELEDİYESPOR<br />
 ORDUSPOR<br />
 AKHİSAR İLÇE<br />
 15:00<br />
 <br />
GAZİANTEP BŞ.BLD.SPOR<br />
 GİRESUNSPOR<br />
 KAMİL OCAK<br />
 19:30<br />
 <br />
ALTAY<br />
 KAYSERİ ERCİYESSPOR<br />
 ALSANCAK<br />
 19:30<br />
 <br />
ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş.<br />
 GÜNGÖREN BELEDİYESPOR<br />
 YENİ RİZE<br />
 19:30<br />
 <br />
ADANASPOR A.Ş.<br />
 TKİ TAVŞANLI LİNYİTSPOR<br />
 ADANA 5 OCAK<br />
 19:30<br />
 <br />
SAMSUNSPOR BAY<br />
 <br />
 <br />
<br />
<br />
7.HAFTA<br />
<br />
08 EKİM 2010 CUMA<br />
 <br />
SAMSUNSPOR<br />
 ADANASPOR A.Ş.<br />
 SAMSUN 19 MAYIS<br />
 19:30<br />
 <br />
09 EKİM 2010 CUMARTESİ<br />
 <br />
GÜNGÖREN BLD.SPOR<br />
 AKHİSAR BELEDİYESPOR<br />
 MİMAR YAHYA BAŞ<br />
 14:00<br />
 <br />
10 EKİM 2010 PAZAR<br />
 <br />
ORDUSPOR<br />
 ALTAY<br />
 ORDU 19 EYLÜL<br />
 14:00<br />
 <br />
GAZİANTEP BŞ.BLD.SPOR<br />
 ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş.<br />
 KAMİL OCAK<br />
 15:00<br />
 <br />
GİRESUNSPOR<br />
 TKİ TAVŞANLI LİNYİTSPOR<br />
 GİRESUN ATATÜRK<br />
 15:00<br />
 <br />
KAYSERİ ERCİYESSPOR<br />
 MERSİN İDMANYURDU<br />
 BŞ BLD KADİR HAS<br />
 15:00<br />
 <br />
DENİZLİSPOR<br />
 KARTALSPOR<br />
 DENİZLİ ATATÜRK<br />
 15:00<br />
 <br />
KARŞIYAKA<br />
 BOLUSPOR<br />
 ALSANCAK<br />
 19:30<br />
 <br />
DİYARBAKIRSPOR BAY]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Fatih Tekke  Besiktasta]]></title>
			<link>http://www.altmisbir.com/forum/Konu-Fatih-Tekke-Besiktasta</link>
			<pubDate>Thu, 02 Sep 2010 23:25:05 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.altmisbir.com/forum/Konu-Fatih-Tekke-Besiktasta</guid>
			<description><![CDATA[<img src="http://foto.fanatik.com.tr/news/423x238/2010/9/2/fft1mm1167031.jpg" border="0" alt="[Resim: fft1mm1167031.jpg]" /><br />
<br />
Dünyaca ünlü yıldızlarla masaya oturan,  ancak yüksek maliyetler nedeniyle golcü transferini ağırdan alan Kara Kartallar, hiçbir Beşiktaşlı’nın ‘hayır’ diyemeyeceği bir forveti renklerine bağladı... Dün şok bir operasyonla Rubin Kazan’da görev yapan Fatih Tekke, Siyah-Beyazlı renklere kazandırıldı. Sabah saatlerinde İstanbul’a ayak basan ve sağlık kontrolünden geçen 33 yaşındaki yıldız oyuncu, sonrasında kendisini 2 seneliğine Beşiktaş’a bağlayan imzayı attı. Bu transferde Fatih’e senelik 1.5 milyon TL ve maç başı 40 bin TL ödeneceği, kulübü Rubin Kazan’a ise 3 taksit halinde 750 bin Euro verileceği belirtildi. İmza töreninde kısa ve net konuşan Fatih Tekke, ilk mesajını da gönderdi: “Daha önce ‘Türkiye’ye dönersem, Trabzon’da oynarım’ demiştim. Bu doğrudur... Ben Trabzonsporluyum, ama bu formayı giydiğim müddetçe, takımıma katkıda bulunmak için kendime yakışanı yapacağım. Beşiktaş’ın, Avrupa’da da başarılı olacağını düşünüyorum. Ben de buna katkıda bulunmaya geldim. İnşallah büyük başarılara ulaşacağız...”]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<img src="http://foto.fanatik.com.tr/news/423x238/2010/9/2/fft1mm1167031.jpg" border="0" alt="[Resim: fft1mm1167031.jpg]" /><br />
<br />
Dünyaca ünlü yıldızlarla masaya oturan,  ancak yüksek maliyetler nedeniyle golcü transferini ağırdan alan Kara Kartallar, hiçbir Beşiktaşlı’nın ‘hayır’ diyemeyeceği bir forveti renklerine bağladı... Dün şok bir operasyonla Rubin Kazan’da görev yapan Fatih Tekke, Siyah-Beyazlı renklere kazandırıldı. Sabah saatlerinde İstanbul’a ayak basan ve sağlık kontrolünden geçen 33 yaşındaki yıldız oyuncu, sonrasında kendisini 2 seneliğine Beşiktaş’a bağlayan imzayı attı. Bu transferde Fatih’e senelik 1.5 milyon TL ve maç başı 40 bin TL ödeneceği, kulübü Rubin Kazan’a ise 3 taksit halinde 750 bin Euro verileceği belirtildi. İmza töreninde kısa ve net konuşan Fatih Tekke, ilk mesajını da gönderdi: “Daha önce ‘Türkiye’ye dönersem, Trabzon’da oynarım’ demiştim. Bu doğrudur... Ben Trabzonsporluyum, ama bu formayı giydiğim müddetçe, takımıma katkıda bulunmak için kendime yakışanı yapacağım. Beşiktaş’ın, Avrupa’da da başarılı olacağını düşünüyorum. Ben de buna katkıda bulunmaya geldim. İnşallah büyük başarılara ulaşacağız...”]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Turkiye 87-40 Çin]]></title>
			<link>http://www.altmisbir.com/forum/Konu-Turkiye-87-40-%C3%87in</link>
			<pubDate>Thu, 02 Sep 2010 23:18:12 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.altmisbir.com/forum/Konu-Turkiye-87-40-%C3%87in</guid>
			<description><![CDATA[<img src="http://www.trabzonspor.org.tr/Upload/Resimler/buyuk/5282-6S3D5N6P.jpg" border="0" alt="[Resim: 5282-6S3D5N6P.jpg]" /><br />
<br />
<br />
FIBA 2010 Türkiye Dünya Basketbol Şampiyonası'nda A Milli Basketbol Takımımız liderliğini daha önce garantilediği C Grubu'nda Çin ile karşı karşıya geldi. 12 Dev Adam başından sonuna kadar büyük bir üstünlükle götürdüğü karşılaşmayı 87-40 kazanarak daha önceden de garantilemiş olduğu grup liderliğine namağlup ünvanını da eklemiş oldu.<br />
<br />
<br />
2010 Dünya Basketbol Şampiyonası D Grubu'nda rakibimizi belirleyecek maçta Yeni Zelanda, Fransa'yı ihtiyacı olan 12 sayı farkla devirdi; Fransızlar grupta 4. olup A Milli Takımımız'la eşleşti.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<img src="http://www.trabzonspor.org.tr/Upload/Resimler/buyuk/5282-6S3D5N6P.jpg" border="0" alt="[Resim: 5282-6S3D5N6P.jpg]" /><br />
<br />
<br />
FIBA 2010 Türkiye Dünya Basketbol Şampiyonası'nda A Milli Basketbol Takımımız liderliğini daha önce garantilediği C Grubu'nda Çin ile karşı karşıya geldi. 12 Dev Adam başından sonuna kadar büyük bir üstünlükle götürdüğü karşılaşmayı 87-40 kazanarak daha önceden de garantilemiş olduğu grup liderliğine namağlup ünvanını da eklemiş oldu.<br />
<br />
<br />
2010 Dünya Basketbol Şampiyonası D Grubu'nda rakibimizi belirleyecek maçta Yeni Zelanda, Fransa'yı ihtiyacı olan 12 sayı farkla devirdi; Fransızlar grupta 4. olup A Milli Takımımız'la eşleşti.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Pamukkale Basketbol Turnuvası yarın başlıyor]]></title>
			<link>http://www.altmisbir.com/forum/Konu-Pamukkale-Basketbol-Turnuvas%C4%B1-yar%C4%B1n-ba%C5%9Fl%C4%B1yor</link>
			<pubDate>Thu, 02 Sep 2010 23:16:49 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.altmisbir.com/forum/Konu-Pamukkale-Basketbol-Turnuvas%C4%B1-yar%C4%B1n-ba%C5%9Fl%C4%B1yor</guid>
			<description><![CDATA[<img src="http://www.trabzonspor.org.tr/Upload/Resimler/buyuk/5280-1I8T0D1F.jpg" border="0" alt="[Resim: 5280-1I8T0D1F.jpg]" /><br />
<br />
Denizli Valiliği tarafından düzenlenen 1. Pamukkale Basketbol Turnuvası yarın başlıyor. <br />
<br />
<br />
2010–2011 Basketbol sezonunun ilk basketbol turnuvası, dört Beko Basketbol Ligi takımı, Trabzonspor, Karşıyaka, Bornova Belediyespor ve Erdemirspor’un katılımı ile 3–5 Eylül tarihlerinde Denizli Valiliği ve Pamukkale Üniversitesi’nin katkıları ile Denizli’de düzenleniyor.<br />
<br />
Turnuva ile ilgili yapılan basın toplantısına, Denizli Valisi Yavuz Erkmen, Pamukkale Üniversitesi Spor Bilimleri ve Teknolojisi Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Emre Erol, Gençlik ve Spor İl Müdürü Ahmet İbanoğlu ve turnuvaya katılan takımların antrenör, idareci ve sporcuları katıldılar.<br />
<br />
Denizli Valisi Yavuz Erkmen, turnuvada mücadele edecek olan takımlara başarı dileklerini iletip, yeni saha ölçüleri ve kurallarla oynanacak sezonun ilk turnuvası olmasının önemine değindi. Erkmen ayrıca şampiyonanın gelecek yıllarda daha kapsamlı ve geleneksel olmasına çalışacaklarını ifade etti.<br />
<br />
Turnuvanın fikstürü şöyle:<br />
<br />
3 Eylül Cuma<br />
16.00 Erdemir-Bornova Belediyesi<br />
18.00 M.P Trabzonspor- Karşıyaka<br />
 <br />
4 Eylül Cumartesi<br />
16.00 Erdemir-Karşıyaka<br />
18.00 M.P Trabzonspor-Bornova Belediyesi<br />
 <br />
5 Eylül Pazar<br />
14.00 M.P Trabzonspor-Erdemir<br />
16.00 Karşıyaka-Bornova Belediyesi]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<img src="http://www.trabzonspor.org.tr/Upload/Resimler/buyuk/5280-1I8T0D1F.jpg" border="0" alt="[Resim: 5280-1I8T0D1F.jpg]" /><br />
<br />
Denizli Valiliği tarafından düzenlenen 1. Pamukkale Basketbol Turnuvası yarın başlıyor. <br />
<br />
<br />
2010–2011 Basketbol sezonunun ilk basketbol turnuvası, dört Beko Basketbol Ligi takımı, Trabzonspor, Karşıyaka, Bornova Belediyespor ve Erdemirspor’un katılımı ile 3–5 Eylül tarihlerinde Denizli Valiliği ve Pamukkale Üniversitesi’nin katkıları ile Denizli’de düzenleniyor.<br />
<br />
Turnuva ile ilgili yapılan basın toplantısına, Denizli Valisi Yavuz Erkmen, Pamukkale Üniversitesi Spor Bilimleri ve Teknolojisi Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Emre Erol, Gençlik ve Spor İl Müdürü Ahmet İbanoğlu ve turnuvaya katılan takımların antrenör, idareci ve sporcuları katıldılar.<br />
<br />
Denizli Valisi Yavuz Erkmen, turnuvada mücadele edecek olan takımlara başarı dileklerini iletip, yeni saha ölçüleri ve kurallarla oynanacak sezonun ilk turnuvası olmasının önemine değindi. Erkmen ayrıca şampiyonanın gelecek yıllarda daha kapsamlı ve geleneksel olmasına çalışacaklarını ifade etti.<br />
<br />
Turnuvanın fikstürü şöyle:<br />
<br />
3 Eylül Cuma<br />
16.00 Erdemir-Bornova Belediyesi<br />
18.00 M.P Trabzonspor- Karşıyaka<br />
 <br />
4 Eylül Cumartesi<br />
16.00 Erdemir-Karşıyaka<br />
18.00 M.P Trabzonspor-Bornova Belediyesi<br />
 <br />
5 Eylül Pazar<br />
14.00 M.P Trabzonspor-Erdemir<br />
16.00 Karşıyaka-Bornova Belediyesi]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Antalyaspor 0-0 Trabzonspor]]></title>
			<link>http://www.altmisbir.com/forum/Konu-Antalyaspor-0-0-Trabzonspor</link>
			<pubDate>Mon, 30 Aug 2010 22:08:47 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.altmisbir.com/forum/Konu-Antalyaspor-0-0-Trabzonspor</guid>
			<description><![CDATA[<img src="http://www.trabzonspor.org.tr/Upload/Resimler/buyuk/5255-1Q8U1W8L.jpg" border="0" alt="[Resim: 5255-1Q8U1W8L.jpg]" /><br />
<br />
Takımımız ligin 3. haftasında deplasmanda Medical Park Antalyaspor ile 0-0 berabere kaldı.<br />
<br />
<br />
Stad: Mardan<br />
<br />
 <br />
<br />
Hakemler: Hüseyin Göçek, Bülent Gökçü, Kemal Yılmaz, Onur Karabaş<br />
<br />
 <br />
<br />
Medical Park Antalyaspor: Sammy, Erkan, Radeljic. Deniz, Yenal, Ertuğrul, Kerem, Proment (Dk. 65 Sedat), Necati (Dk. 88 Kenan), Tita, Djehoua (Dk. 77 Veysel)<br />
<br />
 <br />
<br />
Trabzonspor: Onur, Serkan, Giray, Egemen, Cale, Selçuk, Colman (Dk. 59 Ceyhun), Yattara (Dk. 68 Burak), Alanzinho (Dk. 77 Barış Ataş), Umut, Jaja  <br />
<br />
 <br />
<br />
Sarı Kartlar: Dk. 36 Colman, Dk. 54 Cale, Dk. 85 Serkan (Trabzonspor), Dk. 45 Tita, Dk. 68 Yenal, Dk. 71 Sedat, Dk. 81 Ertuğrul, Dk. 87 Necati (Antalyaspor)<br />
<br />
<br />
 <br />
<br />
<br />
MAÇTAN DAKİKALAR<br />
<br />
Eski Federasyon Başkanı Hasan Polat anısına 1 dakikalık saygı duruşu yapıldı.<br />
<br />
Maç Antalyasporlu oyuncuların vuruşuyla başladı.<br />
<br />
2. dakikada gelişen Antalyaspor atağında Ertuğrul sağ kanattan ceza sahası içine ortasını yaptı ama savunma kafayla topu uzaklaştırdı.<br />
<br />
3. dakikada Selçuk orta alan önünden serbest vuruş kullandı, ceza sahası içine ortasını yaptı, Egemen yükseldi kafayı vurdu ama top kaleci Sammy'de kaldı.<br />
<br />
4. dakikada Serkan Balcı sağ kanattan ceza sahası içine ortasını yaptı ama kaleci Sammy çıkarak topun sahibi oldu.<br />
<br />
7. dakikada Jaja ceza sahası dışından kaleye şut denedi ama savunmaya çarpan top uzaklaştı.<br />
<br />
8. dakikada Antalyaspor atağında Yenal sol kanattan ceza sahası içine ortasını yaptı, Necati sağ çaprazdan gelişine sert vurdu ve kaleci Onur topun sahibi oldu.<br />
<br />
11. dakikada Tita sol kanattan korner kullandı, direkt kaleye ortasını yaptı ve kaleci Onur topu üstten güçlükle kornere çeldi.<br />
<br />
18. dakikada Antalyaspor atağında Kerem ceza sahası dışından kaleye sert vurdu ama top yandan az farkla auta çıktı.<br />
<br />
21. dakikada Yattara sağ kanattan ceza sahası içine ortasını yaptı ama top kaleci Sammy'de kaldı.<br />
<br />
22. dakikada Hakem Hüseyin Göçek futbolcuların su ihtiyacını gidermesi için maça ara verdi.<br />
<br />
25. dakikada Antalyaspor atağında Necati sağ kanattan ceza sahası içine ortasını yaptı ama savunmada Serkan topu kornere gönderdi.<br />
<br />
30. dakikada  Djiehoua ceza sahası içinde savunmadan seken topla buluştu, kaleciyle karşı karşıya kaldı yerden sert vurdu ve kaleci Onur son anda topu güçlükle kornere çelerek mutlak bir golü önledi.<br />
<br />
38. dakikada Selçuk sol kanattan serbest vuruş kullandı, kaleye doğru ortasını yaptı ama top doğrudan auta çıktı.<br />
<br />
39. dakikada statta elektrikler gittiği için maça ara verildi.<br />
<br />
30 dakikalık aradan sonra elektrikler tekrar geldi ve hakem Hüseyin Göçek'in atışıyla maç tekrar başladı.<br />
<br />
42. dakikada Antalyaspor atağında Necati ceza sahası dışından kaleye sert vurdu ama top kaleci Onur'da kaldı.<br />
<br />
44. dakikada Jaja kaleye yaklaşık 35 metreden serbest vuruş kullandı, direkt kaleye sert vurdu ama top baraja çarparak taca çıktı.<br />
<br />
45. dakikada takımımız gole çok yaklaştı. Alanzinho sol kanatta topla buluştu, ceza sahası içine girdi rakibini geçerek önünü boşalttı bomboş pozisyonda kaleye sert vurdu ve kaleci Sammy topu saha içine çeldi sonrasında Umut son anda ayağının ucuyla dokundu ama top direğin dibinden auta çıktı.<br />
<br />
Hakem Hüseyin Göçek ilk yarıyı bitiren düdüğü çalıyor. İlk yarı 0-0 Beraberlikle sona eriyor.<br />
<br />
Takımımız hakem Hüseyin Göçek'in düdüğüyle ikinci yarıya başlıyor.<br />
<br />
47. dakikada Antalyaspor atağında Kerem sağ kanattan ceza sahası içine ortasını yaptı, Djiehoua yükseldi kafayı vurdu ama top auta çıktı.<br />
<br />
49. dakikada  Selçuk ceza sahası önünde bekleyen Umut'a pas vermek istedi ama top Umut'un arkasında kalınca kaleci Sammy çıkarak topun sahibi oldu. <br />
<br />
54. dakikada Antalyaspor atağında Djiehoua sağ kanatta topla buluştu, ceza sahası içine ortasını yaptı ve kaleci Onur çıkarak topun sahibi oldu.<br />
<br />
55. dakikada Djiehoua sağ kanatta topla buluştu, hızla ceza sahası içine yöneldi yerden kaleye sert vurdu ama kaleci Onur iki hamlede topun sahibi oldu.<br />
<br />
57. dakikada takımımız gole çok yaklaştı. Alanzinho sağ kanattan savunmanın arkasına sarktı ve topla buluştu kaleciyle karşı karşıya kaldı yerden sert vurdu ve kaleci Sammy topu saha içine çelerek mutlak bir golü önledi.<br />
<br />
59. dakikada Jaja ceza sahası dışından kaleye sert vurdu ve top direğin dibinden az farkla auta çıktı.<br />
<br />
60. dakikada Antalyaspor atağında Necati ceza sahası dışından kaleye sert vurdu ama top kaleci Onur'da kaldı.<br />
<br />
61. dakikada Tita ceza sahası dışından kaleye sert vurdu ama top üstten az farkla auta çıktı.<br />
<br />
68. dakikada Selçuk sağ kanattan serbest vuruş kullandı, arka direğe ortasını yaptı, Jaja bomboş pozisyonda yükseldi kafayı vurdu ve top yandan auta çıktı.<br />
<br />
71. dakikada Selçuk sol kanattan serbest vuruş kullandı, ceza sahası içine ortasını yaptı, Egemen yükseldi kafayı vurdu ama serbest atış sırasında Egemen savunmanın arkasında kaldığı için hakem ofsayt kararı verdi.<br />
<br />
75. dakikada Hakem Hüseyin Göçek futbolcuların su ihtiyacını gidermesi için maça ara verdi.<br />
<br />
81. dakikada Selçuk sağ kanattan serbest vuruş kullandı, ceza sahası içine ortasını yaptı, Umut yükseldi ama hakem öncesinde ofsayt kararı verdi.<br />
<br />
90. dakikada Jaja kaleyi karşıdan gören bir yerden serbest vuruş kullandı, Selçuk topu bıraktı Jaja kaleye sert vurdu ama top üstten auta çıktı.<br />
<br />
90+1. dakikada Jaja sağ kanattan ceza sahası içine ortasını yaptı ama top doğrudan auta çıktı.<br />
<br />
Maç 0-0 eşitlikle sona erdi.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<img src="http://www.trabzonspor.org.tr/Upload/Resimler/buyuk/5255-1Q8U1W8L.jpg" border="0" alt="[Resim: 5255-1Q8U1W8L.jpg]" /><br />
<br />
Takımımız ligin 3. haftasında deplasmanda Medical Park Antalyaspor ile 0-0 berabere kaldı.<br />
<br />
<br />
Stad: Mardan<br />
<br />
 <br />
<br />
Hakemler: Hüseyin Göçek, Bülent Gökçü, Kemal Yılmaz, Onur Karabaş<br />
<br />
 <br />
<br />
Medical Park Antalyaspor: Sammy, Erkan, Radeljic. Deniz, Yenal, Ertuğrul, Kerem, Proment (Dk. 65 Sedat), Necati (Dk. 88 Kenan), Tita, Djehoua (Dk. 77 Veysel)<br />
<br />
 <br />
<br />
Trabzonspor: Onur, Serkan, Giray, Egemen, Cale, Selçuk, Colman (Dk. 59 Ceyhun), Yattara (Dk. 68 Burak), Alanzinho (Dk. 77 Barış Ataş), Umut, Jaja  <br />
<br />
 <br />
<br />
Sarı Kartlar: Dk. 36 Colman, Dk. 54 Cale, Dk. 85 Serkan (Trabzonspor), Dk. 45 Tita, Dk. 68 Yenal, Dk. 71 Sedat, Dk. 81 Ertuğrul, Dk. 87 Necati (Antalyaspor)<br />
<br />
<br />
 <br />
<br />
<br />
MAÇTAN DAKİKALAR<br />
<br />
Eski Federasyon Başkanı Hasan Polat anısına 1 dakikalık saygı duruşu yapıldı.<br />
<br />
Maç Antalyasporlu oyuncuların vuruşuyla başladı.<br />
<br />
2. dakikada gelişen Antalyaspor atağında Ertuğrul sağ kanattan ceza sahası içine ortasını yaptı ama savunma kafayla topu uzaklaştırdı.<br />
<br />
3. dakikada Selçuk orta alan önünden serbest vuruş kullandı, ceza sahası içine ortasını yaptı, Egemen yükseldi kafayı vurdu ama top kaleci Sammy'de kaldı.<br />
<br />
4. dakikada Serkan Balcı sağ kanattan ceza sahası içine ortasını yaptı ama kaleci Sammy çıkarak topun sahibi oldu.<br />
<br />
7. dakikada Jaja ceza sahası dışından kaleye şut denedi ama savunmaya çarpan top uzaklaştı.<br />
<br />
8. dakikada Antalyaspor atağında Yenal sol kanattan ceza sahası içine ortasını yaptı, Necati sağ çaprazdan gelişine sert vurdu ve kaleci Onur topun sahibi oldu.<br />
<br />
11. dakikada Tita sol kanattan korner kullandı, direkt kaleye ortasını yaptı ve kaleci Onur topu üstten güçlükle kornere çeldi.<br />
<br />
18. dakikada Antalyaspor atağında Kerem ceza sahası dışından kaleye sert vurdu ama top yandan az farkla auta çıktı.<br />
<br />
21. dakikada Yattara sağ kanattan ceza sahası içine ortasını yaptı ama top kaleci Sammy'de kaldı.<br />
<br />
22. dakikada Hakem Hüseyin Göçek futbolcuların su ihtiyacını gidermesi için maça ara verdi.<br />
<br />
25. dakikada Antalyaspor atağında Necati sağ kanattan ceza sahası içine ortasını yaptı ama savunmada Serkan topu kornere gönderdi.<br />
<br />
30. dakikada  Djiehoua ceza sahası içinde savunmadan seken topla buluştu, kaleciyle karşı karşıya kaldı yerden sert vurdu ve kaleci Onur son anda topu güçlükle kornere çelerek mutlak bir golü önledi.<br />
<br />
38. dakikada Selçuk sol kanattan serbest vuruş kullandı, kaleye doğru ortasını yaptı ama top doğrudan auta çıktı.<br />
<br />
39. dakikada statta elektrikler gittiği için maça ara verildi.<br />
<br />
30 dakikalık aradan sonra elektrikler tekrar geldi ve hakem Hüseyin Göçek'in atışıyla maç tekrar başladı.<br />
<br />
42. dakikada Antalyaspor atağında Necati ceza sahası dışından kaleye sert vurdu ama top kaleci Onur'da kaldı.<br />
<br />
44. dakikada Jaja kaleye yaklaşık 35 metreden serbest vuruş kullandı, direkt kaleye sert vurdu ama top baraja çarparak taca çıktı.<br />
<br />
45. dakikada takımımız gole çok yaklaştı. Alanzinho sol kanatta topla buluştu, ceza sahası içine girdi rakibini geçerek önünü boşalttı bomboş pozisyonda kaleye sert vurdu ve kaleci Sammy topu saha içine çeldi sonrasında Umut son anda ayağının ucuyla dokundu ama top direğin dibinden auta çıktı.<br />
<br />
Hakem Hüseyin Göçek ilk yarıyı bitiren düdüğü çalıyor. İlk yarı 0-0 Beraberlikle sona eriyor.<br />
<br />
Takımımız hakem Hüseyin Göçek'in düdüğüyle ikinci yarıya başlıyor.<br />
<br />
47. dakikada Antalyaspor atağında Kerem sağ kanattan ceza sahası içine ortasını yaptı, Djiehoua yükseldi kafayı vurdu ama top auta çıktı.<br />
<br />
49. dakikada  Selçuk ceza sahası önünde bekleyen Umut'a pas vermek istedi ama top Umut'un arkasında kalınca kaleci Sammy çıkarak topun sahibi oldu. <br />
<br />
54. dakikada Antalyaspor atağında Djiehoua sağ kanatta topla buluştu, ceza sahası içine ortasını yaptı ve kaleci Onur çıkarak topun sahibi oldu.<br />
<br />
55. dakikada Djiehoua sağ kanatta topla buluştu, hızla ceza sahası içine yöneldi yerden kaleye sert vurdu ama kaleci Onur iki hamlede topun sahibi oldu.<br />
<br />
57. dakikada takımımız gole çok yaklaştı. Alanzinho sağ kanattan savunmanın arkasına sarktı ve topla buluştu kaleciyle karşı karşıya kaldı yerden sert vurdu ve kaleci Sammy topu saha içine çelerek mutlak bir golü önledi.<br />
<br />
59. dakikada Jaja ceza sahası dışından kaleye sert vurdu ve top direğin dibinden az farkla auta çıktı.<br />
<br />
60. dakikada Antalyaspor atağında Necati ceza sahası dışından kaleye sert vurdu ama top kaleci Onur'da kaldı.<br />
<br />
61. dakikada Tita ceza sahası dışından kaleye sert vurdu ama top üstten az farkla auta çıktı.<br />
<br />
68. dakikada Selçuk sağ kanattan serbest vuruş kullandı, arka direğe ortasını yaptı, Jaja bomboş pozisyonda yükseldi kafayı vurdu ve top yandan auta çıktı.<br />
<br />
71. dakikada Selçuk sol kanattan serbest vuruş kullandı, ceza sahası içine ortasını yaptı, Egemen yükseldi kafayı vurdu ama serbest atış sırasında Egemen savunmanın arkasında kaldığı için hakem ofsayt kararı verdi.<br />
<br />
75. dakikada Hakem Hüseyin Göçek futbolcuların su ihtiyacını gidermesi için maça ara verdi.<br />
<br />
81. dakikada Selçuk sağ kanattan serbest vuruş kullandı, ceza sahası içine ortasını yaptı, Umut yükseldi ama hakem öncesinde ofsayt kararı verdi.<br />
<br />
90. dakikada Jaja kaleyi karşıdan gören bir yerden serbest vuruş kullandı, Selçuk topu bıraktı Jaja kaleye sert vurdu ama top üstten auta çıktı.<br />
<br />
90+1. dakikada Jaja sağ kanattan ceza sahası içine ortasını yaptı ama top doğrudan auta çıktı.<br />
<br />
Maç 0-0 eşitlikle sona erdi.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Barış Memiş Karşıyaka'da!]]></title>
			<link>http://www.altmisbir.com/forum/Konu-Bar%C4%B1%C5%9F-Memi%C5%9F-Kar%C5%9F%C4%B1yaka-da</link>
			<pubDate>Mon, 30 Aug 2010 15:03:42 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.altmisbir.com/forum/Konu-Bar%C4%B1%C5%9F-Memi%C5%9F-Kar%C5%9F%C4%B1yaka-da</guid>
			<description><![CDATA[<img src="http://foto.fanatik.com.tr/news/423x238/2010/8/30/fft1mm1163072.jpg" border="0" alt="[Resim: fft1mm1163072.jpg]" /><br />
<br />
<br />
Trabzonspor'da Şenol Güneş'in kadroda düşünmediği genç futbolculardan Barış Memiş, Bank Asya Birinci Lig takımlarından Karşıyaka'ya 1 yıllığına kiralandı. Güneş'in, "Kendini geliştirmen ve toparlanman lazım. Ardından seni yeniden düşünebilirim" dediği genç oyuncu için Süper Lig'den bazı takımlarda girişimde bulunmuş ancak transfer gerçekleşmemişti. İki sezon önce A2 takımından A takım bünyesine katılan Barış Memiş, aradan geçen zamanda bir türlü beklenen çıkışı gösterememişti. Bir dönem Ümit Milli Takım forması da giyen Barış Memiş, Karşıyaka'da yeniden bir çıkış yakalamayı amaçlıyor.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<img src="http://foto.fanatik.com.tr/news/423x238/2010/8/30/fft1mm1163072.jpg" border="0" alt="[Resim: fft1mm1163072.jpg]" /><br />
<br />
<br />
Trabzonspor'da Şenol Güneş'in kadroda düşünmediği genç futbolculardan Barış Memiş, Bank Asya Birinci Lig takımlarından Karşıyaka'ya 1 yıllığına kiralandı. Güneş'in, "Kendini geliştirmen ve toparlanman lazım. Ardından seni yeniden düşünebilirim" dediği genç oyuncu için Süper Lig'den bazı takımlarda girişimde bulunmuş ancak transfer gerçekleşmemişti. İki sezon önce A2 takımından A takım bünyesine katılan Barış Memiş, aradan geçen zamanda bir türlü beklenen çıkışı gösterememişti. Bir dönem Ümit Milli Takım forması da giyen Barış Memiş, Karşıyaka'da yeniden bir çıkış yakalamayı amaçlıyor.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Teknik Direktör Şenol Güneş Hedef 3 Puena]]></title>
			<link>http://www.altmisbir.com/forum/Konu-Teknik-Direkt%C3%B6r-%C5%9Eenol-G%C3%BCne%C5%9F-Hedef-3-Puena</link>
			<pubDate>Mon, 30 Aug 2010 15:02:32 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.altmisbir.com/forum/Konu-Teknik-Direkt%C3%B6r-%C5%9Eenol-G%C3%BCne%C5%9F-Hedef-3-Puena</guid>
			<description><![CDATA[<img src="http://foto.fanatik.com.tr/news/423x238/2010/8/29/fft1mm1161954.jpg" border="0" alt="[Resim: fft1mm1161954.jpg]" /><br />
<br />
Güneş, “Liverpool’a elenmemiz gerek bizi, gerekse tüm futbol severleri derinden üzdü. Elenmeyi hak ettiğimizi söyleyemem. Ama şimdi ligde hak ettiğimiz noktaya ulaşmamız için çok daha fazla çalışmamız gerektiğinin bilincindeyiz. İlk iki haftada aldığımız galibiyetlerin bir anlam kazanması için Antalyaspor’u da geçmemiz gerekiyor” diye konuştu. Rakibin elde ettiği sonuçların kendilerini ilgilendirmediğini belirten deneyimli hoca, “Biz kendi oyunumuzu sahaya yansıtıp kazanmak için ne gerekiyorsa yapacağız. Oyuncularımın da bu maça olan motivasyonu oldukça yüksek” ifadelerini kullandı]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<img src="http://foto.fanatik.com.tr/news/423x238/2010/8/29/fft1mm1161954.jpg" border="0" alt="[Resim: fft1mm1161954.jpg]" /><br />
<br />
Güneş, “Liverpool’a elenmemiz gerek bizi, gerekse tüm futbol severleri derinden üzdü. Elenmeyi hak ettiğimizi söyleyemem. Ama şimdi ligde hak ettiğimiz noktaya ulaşmamız için çok daha fazla çalışmamız gerektiğinin bilincindeyiz. İlk iki haftada aldığımız galibiyetlerin bir anlam kazanması için Antalyaspor’u da geçmemiz gerekiyor” diye konuştu. Rakibin elde ettiği sonuçların kendilerini ilgilendirmediğini belirten deneyimli hoca, “Biz kendi oyunumuzu sahaya yansıtıp kazanmak için ne gerekiyorsa yapacağız. Oyuncularımın da bu maça olan motivasyonu oldukça yüksek” ifadelerini kullandı]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Spor Toto Süper Lig 4. hafta programı]]></title>
			<link>http://www.altmisbir.com/forum/Konu-Spor-Toto-S%C3%BCper-Lig-4-hafta-program%C4%B1</link>
			<pubDate>Mon, 30 Aug 2010 14:50:46 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.altmisbir.com/forum/Konu-Spor-Toto-S%C3%BCper-Lig-4-hafta-program%C4%B1</guid>
			<description><![CDATA[<img src="http://www.trabzonspor.com/Upload/Resimler/buyuk/logo9.jpg" border="0" alt="[Resim: logo9.jpg]" /><br />
<br />
Spor Toto Süper Lig 4. hafta karşılaşma programı açıklandı. <br />
<br />
Ligde karşılaşmalar 12 Eylül Pazar günü yapılacak olan referandum nedeniyle 10,11 ve 13 Eylül tarihlerinde oynanacak. 4. hafta programı şöyle:<br />
<br />
<br />
10 EYLÜL 2010 CUMA<br />
 <br />
BURSASPOR<br />
 ESKİŞEHİRSPOR<br />
 ATATÜRK<br />
 20:00<br />
 <br />
11 EYLÜL 2010 CUMARTESİ<br />
 <br />
BEŞİKTAŞ A.Ş.<br />
 MKE ANKARAGÜCÜ<br />
 BJK İNÖNÜ<br />
 21:30<br />
 <br />
KONYASPOR<br />
 BUCASPOR<br />
 B.Ş. BLD. ATATÜRK<br />
 19:00<br />
 <br />
MANİSASPOR<br />
 MEDİCAL P.ANTALYASPOR<br />
 19 MAYIS<br />
 21:30<br />
 <br />
KAYSERİSPOR<br />
 FENERBAHÇE<br />
 B.Ş. BLD. KADİR HAS<br />
 19:00<br />
 <br />
12 EYLÜL 2010 PAZAR R E F E R A N D U M<br />
 <br />
13 EYLÜL 2010 PAZARTESİ<br />
 <br />
GALATASARAY A.Ş.<br />
 GAZİANTEPSPOR<br />
 ALİ SAMİ YEN<br />
 21:30<br />
 <br />
TRABZONSPOR A.Ş.<br />
 SİVASSPOR<br />
 HÜSEYİN AVNİ AKER<br />
 19:00<br />
 <br />
KASIMPAŞA<br />
 KDÇ KARABÜKSPOR<br />
 BJK İNÖNÜ<br />
 19:00<br />
 <br />
GENÇLERBİRLİĞİ<br />
 B.Ş. BELEDİYESPOR<br />
 19 MAYIS<br />
 21:30]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<img src="http://www.trabzonspor.com/Upload/Resimler/buyuk/logo9.jpg" border="0" alt="[Resim: logo9.jpg]" /><br />
<br />
Spor Toto Süper Lig 4. hafta karşılaşma programı açıklandı. <br />
<br />
Ligde karşılaşmalar 12 Eylül Pazar günü yapılacak olan referandum nedeniyle 10,11 ve 13 Eylül tarihlerinde oynanacak. 4. hafta programı şöyle:<br />
<br />
<br />
10 EYLÜL 2010 CUMA<br />
 <br />
BURSASPOR<br />
 ESKİŞEHİRSPOR<br />
 ATATÜRK<br />
 20:00<br />
 <br />
11 EYLÜL 2010 CUMARTESİ<br />
 <br />
BEŞİKTAŞ A.Ş.<br />
 MKE ANKARAGÜCÜ<br />
 BJK İNÖNÜ<br />
 21:30<br />
 <br />
KONYASPOR<br />
 BUCASPOR<br />
 B.Ş. BLD. ATATÜRK<br />
 19:00<br />
 <br />
MANİSASPOR<br />
 MEDİCAL P.ANTALYASPOR<br />
 19 MAYIS<br />
 21:30<br />
 <br />
KAYSERİSPOR<br />
 FENERBAHÇE<br />
 B.Ş. BLD. KADİR HAS<br />
 19:00<br />
 <br />
12 EYLÜL 2010 PAZAR R E F E R A N D U M<br />
 <br />
13 EYLÜL 2010 PAZARTESİ<br />
 <br />
GALATASARAY A.Ş.<br />
 GAZİANTEPSPOR<br />
 ALİ SAMİ YEN<br />
 21:30<br />
 <br />
TRABZONSPOR A.Ş.<br />
 SİVASSPOR<br />
 HÜSEYİN AVNİ AKER<br />
 19:00<br />
 <br />
KASIMPAŞA<br />
 KDÇ KARABÜKSPOR<br />
 BJK İNÖNÜ<br />
 19:00<br />
 <br />
GENÇLERBİRLİĞİ<br />
 B.Ş. BELEDİYESPOR<br />
 19 MAYIS<br />
 21:30]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Spor Toto Süper Lig 3. hafta sonuçları]]></title>
			<link>http://www.altmisbir.com/forum/Konu-Spor-Toto-S%C3%BCper-Lig-3-hafta-sonu%C3%A7lar%C4%B1</link>
			<pubDate>Mon, 30 Aug 2010 02:59:07 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.altmisbir.com/forum/Konu-Spor-Toto-S%C3%BCper-Lig-3-hafta-sonu%C3%A7lar%C4%B1</guid>
			<description><![CDATA[<img src="http://www.trabzonspor.org.tr/Upload/Resimler/buyuk/5251-6H3S5C6E.jpg" border="0" alt="[Resim: 5251-6H3S5C6E.jpg]" /><br />
<br />
Spor Toto Süper Lig'de 3. hafta yarın oynayacağımız Antalyaspor maçıyla sona erecek. <br />
<br />
<br />
Ligde şu ana kadar oynanan müsabakalarda alınan sonuçlar şöyle: <br />
<br />
MKE Ankaragücü:1 - Kayserispor:1<br />
<br />
Gaziantepspor:2 - Konyaspor:2<br />
<br />
Büyükşehir Bel.Spor.:3 - Kasımpaşa:1<br />
<br />
Sivasspor:0 - Bursaspor:2<br />
<br />
Bucaspor:3 - Gençlerbirliği:1<br />
<br />
Kardemiz D.Ç. Karabükspor: 1 - Beşiktaş:4<br />
<br />
Fenerbahçe:4 - Manisaspor:2<br />
<br />
Eskişehirspor:1 - Galatasaray:3]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<img src="http://www.trabzonspor.org.tr/Upload/Resimler/buyuk/5251-6H3S5C6E.jpg" border="0" alt="[Resim: 5251-6H3S5C6E.jpg]" /><br />
<br />
Spor Toto Süper Lig'de 3. hafta yarın oynayacağımız Antalyaspor maçıyla sona erecek. <br />
<br />
<br />
Ligde şu ana kadar oynanan müsabakalarda alınan sonuçlar şöyle: <br />
<br />
MKE Ankaragücü:1 - Kayserispor:1<br />
<br />
Gaziantepspor:2 - Konyaspor:2<br />
<br />
Büyükşehir Bel.Spor.:3 - Kasımpaşa:1<br />
<br />
Sivasspor:0 - Bursaspor:2<br />
<br />
Bucaspor:3 - Gençlerbirliği:1<br />
<br />
Kardemiz D.Ç. Karabükspor: 1 - Beşiktaş:4<br />
<br />
Fenerbahçe:4 - Manisaspor:2<br />
<br />
Eskişehirspor:1 - Galatasaray:3]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Tolga Zengin]]></title>
			<link>http://www.altmisbir.com/forum/Konu-Tolga-Zengin</link>
			<pubDate>Mon, 30 Aug 2010 02:44:05 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.altmisbir.com/forum/Konu-Tolga-Zengin</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;"><span style="color: #FF4500;"><div style="text-align: center;">Tolga Zengin Haberleri Bu sayfada yer alacaktır</div></span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;"><span style="color: #FF4500;"><div style="text-align: center;">Tolga Zengin Haberleri Bu sayfada yer alacaktır</div></span></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Şamil Ekinci Müzesi]]></title>
			<link>http://www.altmisbir.com/forum/Konu-%C5%9Eamil-Ekinci-M%C3%BCzesi</link>
			<pubDate>Mon, 30 Aug 2010 02:42:18 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.altmisbir.com/forum/Konu-%C5%9Eamil-Ekinci-M%C3%BCzesi</guid>
			<description><![CDATA[<img src="http://i35.tinypic.com/10h0mlt.jpg" border="0" alt="[Resim: 10h0mlt.jpg]" /><br />
<br />
23 Eylül 1996′da Trabzonspor Müzesi hizmete açılmıştır. Daha önceden Sadri Şener Tesisleri’nin arka kısmında hizmet veren müzemiz yakın zamanda yeni düzenlenen Sadri Şener Sosyal Tesisleri’nin ikinci katında hizmete girmiştir. Müzemizde yaklaşık 600 kupa, şilt ve plaket sergilenmektedir. Trabzonspor’u oluşturan takımlardan gelen kupalar, Trabzonspor’un Şampiyonluk Kupaları büyük ilgi çekmektedir.<br />
<br />
Müze hafta içi her gün saat: 09.00-17.30, Cumartesi ise 11.00-17.00 arası ziyarete açık olup yoğun bir ziyaretçi trafiğine sahiptir. Müzemizde 6 adet Birinci Lig Şampiyonluk Kupası, 7 adet Türkiye Kupası, 7 adet Cumhurbaşkanlığı Kupası, 5 adet Başbakanlık Kupası, Kıbrıs Kupası ve daha bir çok kupa yer almaktadır.<br />
<br />
Müzemizde en çok ilgiyi “Yarım Kupa” görmektedir. 1957-58 sezonunda Trabzon’da oynanan Türkiye Amatör Futbol Şampiyonasında Trabzon İdmanocağı ile Ankara Havagücü tüm maçlarını kazanarak final için şimdiki adı Hüseyin Avni Aker olan Şehir Stadyumu’nda karşı karşıya gelir. Maçta taraflar eşitliği bozamazlar. Maç berabere biter ama takımların puanları ve averajları eşittir. Ne yapılması konusunda uzun tartışmalar yaşanır. Bir grup yeni bir maçın oynanmasını ister. Trabzon İdmanocağı tarafı, maçın tekrar Trabzon’da oynanması konusunda diretir. Havagücü, tarafsız saha ister. Ancak bir türlü anlaşamazlar. Sonunda Hüseyin Avni Aker Stadyumu’nun hemen güney kısmında yer alan Sanat Lisesi’nde şampiyonluk kupası ortadan ikiye bölünür ve iki şampiyon ilan edilir. Federasyon da bu olayı tescil eder.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<img src="http://i35.tinypic.com/10h0mlt.jpg" border="0" alt="[Resim: 10h0mlt.jpg]" /><br />
<br />
23 Eylül 1996′da Trabzonspor Müzesi hizmete açılmıştır. Daha önceden Sadri Şener Tesisleri’nin arka kısmında hizmet veren müzemiz yakın zamanda yeni düzenlenen Sadri Şener Sosyal Tesisleri’nin ikinci katında hizmete girmiştir. Müzemizde yaklaşık 600 kupa, şilt ve plaket sergilenmektedir. Trabzonspor’u oluşturan takımlardan gelen kupalar, Trabzonspor’un Şampiyonluk Kupaları büyük ilgi çekmektedir.<br />
<br />
Müze hafta içi her gün saat: 09.00-17.30, Cumartesi ise 11.00-17.00 arası ziyarete açık olup yoğun bir ziyaretçi trafiğine sahiptir. Müzemizde 6 adet Birinci Lig Şampiyonluk Kupası, 7 adet Türkiye Kupası, 7 adet Cumhurbaşkanlığı Kupası, 5 adet Başbakanlık Kupası, Kıbrıs Kupası ve daha bir çok kupa yer almaktadır.<br />
<br />
Müzemizde en çok ilgiyi “Yarım Kupa” görmektedir. 1957-58 sezonunda Trabzon’da oynanan Türkiye Amatör Futbol Şampiyonasında Trabzon İdmanocağı ile Ankara Havagücü tüm maçlarını kazanarak final için şimdiki adı Hüseyin Avni Aker olan Şehir Stadyumu’nda karşı karşıya gelir. Maçta taraflar eşitliği bozamazlar. Maç berabere biter ama takımların puanları ve averajları eşittir. Ne yapılması konusunda uzun tartışmalar yaşanır. Bir grup yeni bir maçın oynanmasını ister. Trabzon İdmanocağı tarafı, maçın tekrar Trabzon’da oynanması konusunda diretir. Havagücü, tarafsız saha ister. Ancak bir türlü anlaşamazlar. Sonunda Hüseyin Avni Aker Stadyumu’nun hemen güney kısmında yer alan Sanat Lisesi’nde şampiyonluk kupası ortadan ikiye bölünür ve iki şampiyon ilan edilir. Federasyon da bu olayı tescil eder.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Miroslaw Szymkowiak ]]></title>
			<link>http://www.altmisbir.com/forum/Konu-Miroslaw-Szymkowiak</link>
			<pubDate>Mon, 30 Aug 2010 02:38:53 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.altmisbir.com/forum/Konu-Miroslaw-Szymkowiak</guid>
			<description><![CDATA[<img src="http://img392.imageshack.us/img392/6491/szymek61zp7fa5.jpg" border="0" alt="[Resim: szymek61zp7fa5.jpg]" /><br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Trabzonspor tarihinin gelmiş geçmiş en iyi yabancı orta saha futbolcularından bir tanesi.<br />
<br />
Öldürücü ara paslarını unutmak mümkün değil...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<img src="http://img392.imageshack.us/img392/6491/szymek61zp7fa5.jpg" border="0" alt="[Resim: szymek61zp7fa5.jpg]" /><br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Trabzonspor tarihinin gelmiş geçmiş en iyi yabancı orta saha futbolcularından bir tanesi.<br />
<br />
Öldürücü ara paslarını unutmak mümkün değil...]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Abdullah Ercan ]]></title>
			<link>http://www.altmisbir.com/forum/Konu-Abdullah-Ercan</link>
			<pubDate>Mon, 30 Aug 2010 02:30:33 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.altmisbir.com/forum/Konu-Abdullah-Ercan</guid>
			<description><![CDATA[<img src="http://www.haber61.net/images/news/14439.jpg" border="0" alt="[Resim: 14439.jpg]" /><br />
<br />
Abdullah Ercan 1996'yı anlattı<br />
<br />
Yıl 1996. Lider Trabzonspor, takipçisi Fenerbahçe ile ligin bitimine iki hafta kala tarihi bir maçta karşı karşıya.. Abdullah Ercan o yılları anlatıyor.<br />
<br />
<br />
“O günkü felaketi bugün daha iyi anlıyoruz”<br />
<br />
<br />
<br />
Yıl 1996. Lider Trabzonspor, takipçisi Fenerbahçe ile ligin bitimine iki hafta kala tarihi bir maçta karşı karşıya. Trabzonspor kazanırsa 12 yıl sonra çok yaklaştığı şampiyonluk yolunda en önemli engeli aşmış olacaktı. Fenerbahçe ise 7 yıllık şampiyonluk hasretine son vermek istiyordu. Dönemin Trabzonsporlu futbolcusu Abdullah Ercan, Trabzonspor için bir kırılma noktası olan ve Türk futbol tarihinde unutulmazlar arasına giren bu tarihi maçı anlatıyor. <br />
<br />
<br />
<br />
O yıl iyi futbol oynuyorduk. Arka arkaya 12 maç kazanmıştık. Oyuncularımız kaliteliydi. Milli Takım 1996 Avrupa Şampiyonası'na giderken Trabzonspor'dan kadrosunda 6-7 futbolcu vardı. Şampiyonluk yarışında uzun haftalar liderliğimiz söz konusuydu. İyi bir arkadaşlık ortamımız vardı. Ta ki 5 Mayıs 1996'da oynanan Fenerbahçe maçına kadar.<br />
<br />
<br />
<br />
”STADA COŞKUYLA GİTTİK”<br />
<br />
Kalede Metin vardı. Stoperler Cengiz ve Osman'dı. Sol tarafta ben sağda Lemi. Tolunay, Şota, Ünal, Hami ve Orhan abi vardı. Kadro olarak çok kaliteli oyunculardan kuruluyduk. Stadımız tesislere 20 dakika uzaklıkta. Tesislerden stada giderken insanlar müthiş sevgi gösterilerinde bulunuyorlardı. Çünkü Fenerbahçe'yi yeneceğimize bizim kadar inanıyorlardı. Yolların kenarlarında insanlar vardı ve büyük bir coşku hakimdi sokaklarda. <br />
<br />
<br />
<br />
“ELİMİ KALDIRDIM ŞOTA BENİ GÖRDÜ”<br />
<br />
Maça da bu coşkuyla hızlı başladık. Atak üzerine atak yapıyorduk. Rüştü çok iyiydi. Hami'nin toplarını çok iyi çıkardı. İlk yarıdaki iyi oyunumuzda sol bek oynuyordum ve çok hırslıydım. Onların sağ tarafından Şota topu aldı. “Bana oyna” diye elimi kaldırdım. Yerden bir pas attı. Çok gol atan bir futbolcu değildim. Futbolculuk yaşamım boyunca toplam 25 gol attım. Bunlardan biri de Şota'nın o dakikada verdiği pasla oldu. <br />
<br />
<br />
<br />
Gol olduktan sonra açık tribünün önündeki tellere tırmandım. Ama farkında değildim yaptığımın. Tellere tırmandığımı ellerimin kesildiğini farkedince anladım. Ellerim kanıyordu. Tampon yapıldı.<br />
<br />
<br />
<br />
“OTURAN BİR KİŞİ BİLE YOKTU”<br />
<br />
Tribünler ayaktaydı. Oturan bir kişi bile yoktu. Çok yaklaşmıştık. Ben hiç şampiyonluk yaşamamıştım. İlk yarı bitti. <br />
<br />
<br />
<br />
Devre arasında soyunma odasına girdiğimizde 4-5 dakikalık bir sessizlik oldu. Hepimiz mutluyduk. İkinci yarıya çıkarken de Högh vardı stoperleri, O bile "Çok iyi oynuyorsunuz" dedi. Bu maçı çevireceklerine inanmıyordu. Şenol Hoca sahanın kenarında heyecandan duramıyordu. Biz de aşırı heyecanlıydık ancak buna rağmen biliyorduk kazanacağımızı. Başka bir düşünce yoktu. Ama ikinci yarıda herşey değişti. <br />
<br />
<br />
<br />
“METİN TOKAT FRİKİK VERDİ”<br />
<br />
Hakem Metin Tokat'tı. Topun elime çarptığı kanaatine vardı. Ben farkında bile değilim. Sadece çarpmıştı. Bülent Uygun, el diye bağırdı. Hakem de verdi pozisyonu. Top barajın üzerinden filelerle buluştu. <br />
<br />
<br />
<br />
“ATAK ÜZERİNE ATAK YAPIYORDUK”<br />
<br />
Maç 1-1 olduktan sonra biz hala atak yapıyorduk. Durmaksızın. Maçı rolantiye alalım, 1-0 bitirelim maçı diye bir düşüncemiz yoktu. Golü bulduktan sonra maçı 1-0 tamamlayalım düşüncesiyle oynamış olsaydık bunu başarırdık. İşin ilginç tarafı beraberlik de bize yarıyordu. O dakika onu düşünememişiz. Öyle bir motivasyonla maça çıktık ki 90 dakika atak yapacağız. Yediğimiz gol de kontra ataktan geldi. Bizim sağımızdan Erol ortaladı, Aykut arka direkte boş kaldı. Kolay olanı yaptı ve ayak içiyle Fenerbahçe'yi öne geçirdi.<br />
<br />
<br />
<br />
“OLUŞAN UĞULTU BENİ KORKUTTU”<br />
<br />
İkinci golden sonra herşey bitmiş gibi bir hava vardı. Statta uğultu oluştu. O şekilde başlayan bir maçın bu hale dönüşmesi bir mucizeydi. Karamsarlık oluştu. Santrayı yaparken Metin Hoca'ya bir an önce oyunu başlatmasını söylemiştim. <br />
<br />
İnsanlarda büyük bir uğultu oluşunca korkmuştum açıkçası. Maç bu skorla biterse tribünlerdeki insanların vereceği reaksiyon beni ürkütmüştü. Biz savunma yönümüz çok iyi bir takım değildik. Hücum yönümüz iyi olduğu için sürekli atak yapıyorduk. Bu nedenle de çok gol atmıştık o sezon. <br />
<br />
<br />
<br />
“SKORU KORUMAK AKLIMIZA GELMEDİ”<br />
<br />
Eğer 1-0 maçı koruyalım düşüncesinde olsaydık maçı kazanırdık. Ancak ikinci golü atalım diye heveslenirken maçı kaybettik. <br />
<br />
Maçın bitiş düdüğüyle birlikte bir çok insan gibi ben de ağlamaya başladım. Uzunca bir süre soyunma odasından çıkamadık. O gece bizim evlere varış zamanımız sabaha karşı 4 gibiydi. <br />
<br />
<br />
<br />
“TRABZON'DAKİ FUTBOL SEVGİSİ BAŞKA ŞEHİRDE YOK”<br />
<br />
Trabzon'daki futbol sevgisi, zannetmiyorum ki Türkiye'nin başka bir şehrinde olsun. Trabzonlu insan, Trabzonsporla yaşar. Trabzon'da önemli olan iki şeyden biri politika, diğeri Trabzonspor. <br />
<br />
Bizim oynadığımız dönemde yenilgiye tahammül edilemezdi. Bakıldığında zaten yılda ya 3 ya da 4 maç kaybedilirdi. <br />
<br />
<br />
<br />
“AVNİ AKER'DEN ÇEKİNİRDİLER”<br />
<br />
Büyük takımlar Trabzon'a geldiğinde çekinirlerdi. Bu Trabzonspor'un büyüklüğü ve takımın yapısıyla alakalıydı. Şehir takımla bütünleşmişti. <br />
<br />
Takım iyi gittiğinde benzinci futbolcudan para almazdı. Yemek yerdin para almazlardı. Son zamanlarda şartlar değişti. <br />
<br />
<br />
<br />
“MAĞLUBİYET BÜYÜK YIKIM OLDU”<br />
<br />
Mağlubiyet çok büyük bir yıkım oldu. Sadece şampiyonluğun kaçtığı maç değil, herhangi bir maçın kaybedilmesi bile şehrin moralini bozuyordu. Düşününkü şampiyonluk maçının kaybedildiğinde verilecek tepkiyi. <br />
<br />
Ancak biz sadece kazanmak için maça çıktık. Başka birşey yapmadık. <br />
<br />
<br />
<br />
“AYKUT'UN SÖZLERİ ÖNEMLİYDİ”<br />
<br />
Bir hafta sonra Fenerbahçe şampiyonluk ipini göğüsledikten sonra Aykut ve Oğuz, "Trabzonsporlu oyuncuların yerinde olmak istemezdim. Türkiye'de futbol yönetici sınıfının elinde" sözleri bir anda gündeme oturdu. Satılmaları gündeme geldi. Oysa düşüncelerini söylemişlerdi.<br />
<br />
Aslında Türkiye'deki insanlara sorsaydınız o yıl hangi takım şampiyon olmalıydı diye, yüzde 70'i "Trabzonspor" derdi. <br />
<br />
<br />
<br />
“82 PUANLA ŞAMPİYON OLAMADIK”<br />
<br />
Çünkü o yıl Trabzonspor iyi futbol oynamış ama 82 puanla şampiyon olamamıştı. Türkiye'de bir gerçek var o da birincilik dışındaki sonuçların başarısızlık olduğu. <br />
<br />
<br />
<br />
Şimdi Trabzonspor için 1996'daki şampiyonluğun ne kadar önemli olduğunu daha iyi anlıyoruz. O yıl bir kırılma noktasıydı. Fenerbahçe'nin 3 pozisyonundan ikisi gol oldu. Uzun yıllar şampiyon olunamıyordu ve ilk kez bu kadar yaklaşılmıştı. İyi takımdık ve kazanacaktık ama istediğimiz gibi bitmedi. Fenerbahçe o günkü şampiyonluğu Rüştü'ye borçlu. Çok iyi kurtarışlar yapmıştı. <br />
<br />
<br />
<br />
“O YILLAR BUNU ANLAYAMAMIŞTIK”<br />
<br />
Daha sonraları düşündüğümde o maçın Trabzonspor'un tarihini değiştirecek maç olduğunu gördük. O yıllar bunu anlayamamıştık. Aşağıya doğru bir düşüş başladı. <br />
<br />
<br />
<br />
O yıl şampiyon olabilseydik bizim kadromuz o şampiyonluğu 2-3 yıl daha ileriye taşıyacak bir yapıya sahipti. Şampiyon olamayınca kadromuz dağıldı. Daha sonra Galatasaray iyi bir kadro yakaladı ve 4 yıl şampiyon oldu. O yıl biz şampiyon olabilseydik Trabzonspor şampiyonluk hanesine en az 3 şampiyonluk daha yazdırmış olacaktı. <br />
<br />
<br />
<br />
“BÜYÜK KÖTÜLÜK ETMİŞİZ”<br />
<br />
Kişisel değil ancak bir kulüp adına baktığımızda biz o gün istemeyerek Trabzonspor'a çok büyük bir kötülük yaptık. Eğer maçı kazansaydık Trabzonspor bugün çok daha farklı yerlerde olabilirdi. <br />
<br />
<br />
<br />
Ben sadece bir kez Fenerbahçe'de şampiyonluk yaşadım. İlk şampiyonluğuma ilk kez o kadar yaklaşmıştım. Benim için o yıl büyük bır yıkımdı. Trabzonspor için de böyle oldu. Oyucular tek tek kulüpten ayrılmaya başladılar. Benim yaşamım boyunca unutamayacağım bir maçtı. <br />
<br />
<br />
<br />
Kaynak: Trabzonspor Dergisi]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<img src="http://www.haber61.net/images/news/14439.jpg" border="0" alt="[Resim: 14439.jpg]" /><br />
<br />
Abdullah Ercan 1996'yı anlattı<br />
<br />
Yıl 1996. Lider Trabzonspor, takipçisi Fenerbahçe ile ligin bitimine iki hafta kala tarihi bir maçta karşı karşıya.. Abdullah Ercan o yılları anlatıyor.<br />
<br />
<br />
“O günkü felaketi bugün daha iyi anlıyoruz”<br />
<br />
<br />
<br />
Yıl 1996. Lider Trabzonspor, takipçisi Fenerbahçe ile ligin bitimine iki hafta kala tarihi bir maçta karşı karşıya. Trabzonspor kazanırsa 12 yıl sonra çok yaklaştığı şampiyonluk yolunda en önemli engeli aşmış olacaktı. Fenerbahçe ise 7 yıllık şampiyonluk hasretine son vermek istiyordu. Dönemin Trabzonsporlu futbolcusu Abdullah Ercan, Trabzonspor için bir kırılma noktası olan ve Türk futbol tarihinde unutulmazlar arasına giren bu tarihi maçı anlatıyor. <br />
<br />
<br />
<br />
O yıl iyi futbol oynuyorduk. Arka arkaya 12 maç kazanmıştık. Oyuncularımız kaliteliydi. Milli Takım 1996 Avrupa Şampiyonası'na giderken Trabzonspor'dan kadrosunda 6-7 futbolcu vardı. Şampiyonluk yarışında uzun haftalar liderliğimiz söz konusuydu. İyi bir arkadaşlık ortamımız vardı. Ta ki 5 Mayıs 1996'da oynanan Fenerbahçe maçına kadar.<br />
<br />
<br />
<br />
”STADA COŞKUYLA GİTTİK”<br />
<br />
Kalede Metin vardı. Stoperler Cengiz ve Osman'dı. Sol tarafta ben sağda Lemi. Tolunay, Şota, Ünal, Hami ve Orhan abi vardı. Kadro olarak çok kaliteli oyunculardan kuruluyduk. Stadımız tesislere 20 dakika uzaklıkta. Tesislerden stada giderken insanlar müthiş sevgi gösterilerinde bulunuyorlardı. Çünkü Fenerbahçe'yi yeneceğimize bizim kadar inanıyorlardı. Yolların kenarlarında insanlar vardı ve büyük bir coşku hakimdi sokaklarda. <br />
<br />
<br />
<br />
“ELİMİ KALDIRDIM ŞOTA BENİ GÖRDÜ”<br />
<br />
Maça da bu coşkuyla hızlı başladık. Atak üzerine atak yapıyorduk. Rüştü çok iyiydi. Hami'nin toplarını çok iyi çıkardı. İlk yarıdaki iyi oyunumuzda sol bek oynuyordum ve çok hırslıydım. Onların sağ tarafından Şota topu aldı. “Bana oyna” diye elimi kaldırdım. Yerden bir pas attı. Çok gol atan bir futbolcu değildim. Futbolculuk yaşamım boyunca toplam 25 gol attım. Bunlardan biri de Şota'nın o dakikada verdiği pasla oldu. <br />
<br />
<br />
<br />
Gol olduktan sonra açık tribünün önündeki tellere tırmandım. Ama farkında değildim yaptığımın. Tellere tırmandığımı ellerimin kesildiğini farkedince anladım. Ellerim kanıyordu. Tampon yapıldı.<br />
<br />
<br />
<br />
“OTURAN BİR KİŞİ BİLE YOKTU”<br />
<br />
Tribünler ayaktaydı. Oturan bir kişi bile yoktu. Çok yaklaşmıştık. Ben hiç şampiyonluk yaşamamıştım. İlk yarı bitti. <br />
<br />
<br />
<br />
Devre arasında soyunma odasına girdiğimizde 4-5 dakikalık bir sessizlik oldu. Hepimiz mutluyduk. İkinci yarıya çıkarken de Högh vardı stoperleri, O bile "Çok iyi oynuyorsunuz" dedi. Bu maçı çevireceklerine inanmıyordu. Şenol Hoca sahanın kenarında heyecandan duramıyordu. Biz de aşırı heyecanlıydık ancak buna rağmen biliyorduk kazanacağımızı. Başka bir düşünce yoktu. Ama ikinci yarıda herşey değişti. <br />
<br />
<br />
<br />
“METİN TOKAT FRİKİK VERDİ”<br />
<br />
Hakem Metin Tokat'tı. Topun elime çarptığı kanaatine vardı. Ben farkında bile değilim. Sadece çarpmıştı. Bülent Uygun, el diye bağırdı. Hakem de verdi pozisyonu. Top barajın üzerinden filelerle buluştu. <br />
<br />
<br />
<br />
“ATAK ÜZERİNE ATAK YAPIYORDUK”<br />
<br />
Maç 1-1 olduktan sonra biz hala atak yapıyorduk. Durmaksızın. Maçı rolantiye alalım, 1-0 bitirelim maçı diye bir düşüncemiz yoktu. Golü bulduktan sonra maçı 1-0 tamamlayalım düşüncesiyle oynamış olsaydık bunu başarırdık. İşin ilginç tarafı beraberlik de bize yarıyordu. O dakika onu düşünememişiz. Öyle bir motivasyonla maça çıktık ki 90 dakika atak yapacağız. Yediğimiz gol de kontra ataktan geldi. Bizim sağımızdan Erol ortaladı, Aykut arka direkte boş kaldı. Kolay olanı yaptı ve ayak içiyle Fenerbahçe'yi öne geçirdi.<br />
<br />
<br />
<br />
“OLUŞAN UĞULTU BENİ KORKUTTU”<br />
<br />
İkinci golden sonra herşey bitmiş gibi bir hava vardı. Statta uğultu oluştu. O şekilde başlayan bir maçın bu hale dönüşmesi bir mucizeydi. Karamsarlık oluştu. Santrayı yaparken Metin Hoca'ya bir an önce oyunu başlatmasını söylemiştim. <br />
<br />
İnsanlarda büyük bir uğultu oluşunca korkmuştum açıkçası. Maç bu skorla biterse tribünlerdeki insanların vereceği reaksiyon beni ürkütmüştü. Biz savunma yönümüz çok iyi bir takım değildik. Hücum yönümüz iyi olduğu için sürekli atak yapıyorduk. Bu nedenle de çok gol atmıştık o sezon. <br />
<br />
<br />
<br />
“SKORU KORUMAK AKLIMIZA GELMEDİ”<br />
<br />
Eğer 1-0 maçı koruyalım düşüncesinde olsaydık maçı kazanırdık. Ancak ikinci golü atalım diye heveslenirken maçı kaybettik. <br />
<br />
Maçın bitiş düdüğüyle birlikte bir çok insan gibi ben de ağlamaya başladım. Uzunca bir süre soyunma odasından çıkamadık. O gece bizim evlere varış zamanımız sabaha karşı 4 gibiydi. <br />
<br />
<br />
<br />
“TRABZON'DAKİ FUTBOL SEVGİSİ BAŞKA ŞEHİRDE YOK”<br />
<br />
Trabzon'daki futbol sevgisi, zannetmiyorum ki Türkiye'nin başka bir şehrinde olsun. Trabzonlu insan, Trabzonsporla yaşar. Trabzon'da önemli olan iki şeyden biri politika, diğeri Trabzonspor. <br />
<br />
Bizim oynadığımız dönemde yenilgiye tahammül edilemezdi. Bakıldığında zaten yılda ya 3 ya da 4 maç kaybedilirdi. <br />
<br />
<br />
<br />
“AVNİ AKER'DEN ÇEKİNİRDİLER”<br />
<br />
Büyük takımlar Trabzon'a geldiğinde çekinirlerdi. Bu Trabzonspor'un büyüklüğü ve takımın yapısıyla alakalıydı. Şehir takımla bütünleşmişti. <br />
<br />
Takım iyi gittiğinde benzinci futbolcudan para almazdı. Yemek yerdin para almazlardı. Son zamanlarda şartlar değişti. <br />
<br />
<br />
<br />
“MAĞLUBİYET BÜYÜK YIKIM OLDU”<br />
<br />
Mağlubiyet çok büyük bir yıkım oldu. Sadece şampiyonluğun kaçtığı maç değil, herhangi bir maçın kaybedilmesi bile şehrin moralini bozuyordu. Düşününkü şampiyonluk maçının kaybedildiğinde verilecek tepkiyi. <br />
<br />
Ancak biz sadece kazanmak için maça çıktık. Başka birşey yapmadık. <br />
<br />
<br />
<br />
“AYKUT'UN SÖZLERİ ÖNEMLİYDİ”<br />
<br />
Bir hafta sonra Fenerbahçe şampiyonluk ipini göğüsledikten sonra Aykut ve Oğuz, "Trabzonsporlu oyuncuların yerinde olmak istemezdim. Türkiye'de futbol yönetici sınıfının elinde" sözleri bir anda gündeme oturdu. Satılmaları gündeme geldi. Oysa düşüncelerini söylemişlerdi.<br />
<br />
Aslında Türkiye'deki insanlara sorsaydınız o yıl hangi takım şampiyon olmalıydı diye, yüzde 70'i "Trabzonspor" derdi. <br />
<br />
<br />
<br />
“82 PUANLA ŞAMPİYON OLAMADIK”<br />
<br />
Çünkü o yıl Trabzonspor iyi futbol oynamış ama 82 puanla şampiyon olamamıştı. Türkiye'de bir gerçek var o da birincilik dışındaki sonuçların başarısızlık olduğu. <br />
<br />
<br />
<br />
Şimdi Trabzonspor için 1996'daki şampiyonluğun ne kadar önemli olduğunu daha iyi anlıyoruz. O yıl bir kırılma noktasıydı. Fenerbahçe'nin 3 pozisyonundan ikisi gol oldu. Uzun yıllar şampiyon olunamıyordu ve ilk kez bu kadar yaklaşılmıştı. İyi takımdık ve kazanacaktık ama istediğimiz gibi bitmedi. Fenerbahçe o günkü şampiyonluğu Rüştü'ye borçlu. Çok iyi kurtarışlar yapmıştı. <br />
<br />
<br />
<br />
“O YILLAR BUNU ANLAYAMAMIŞTIK”<br />
<br />
Daha sonraları düşündüğümde o maçın Trabzonspor'un tarihini değiştirecek maç olduğunu gördük. O yıllar bunu anlayamamıştık. Aşağıya doğru bir düşüş başladı. <br />
<br />
<br />
<br />
O yıl şampiyon olabilseydik bizim kadromuz o şampiyonluğu 2-3 yıl daha ileriye taşıyacak bir yapıya sahipti. Şampiyon olamayınca kadromuz dağıldı. Daha sonra Galatasaray iyi bir kadro yakaladı ve 4 yıl şampiyon oldu. O yıl biz şampiyon olabilseydik Trabzonspor şampiyonluk hanesine en az 3 şampiyonluk daha yazdırmış olacaktı. <br />
<br />
<br />
<br />
“BÜYÜK KÖTÜLÜK ETMİŞİZ”<br />
<br />
Kişisel değil ancak bir kulüp adına baktığımızda biz o gün istemeyerek Trabzonspor'a çok büyük bir kötülük yaptık. Eğer maçı kazansaydık Trabzonspor bugün çok daha farklı yerlerde olabilirdi. <br />
<br />
<br />
<br />
Ben sadece bir kez Fenerbahçe'de şampiyonluk yaşadım. İlk şampiyonluğuma ilk kez o kadar yaklaşmıştım. Benim için o yıl büyük bır yıkımdı. Trabzonspor için de böyle oldu. Oyucular tek tek kulüpten ayrılmaya başladılar. Benim yaşamım boyunca unutamayacağım bir maçtı. <br />
<br />
<br />
<br />
Kaynak: Trabzonspor Dergisi]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Başkan Şener  en iyisi Trabzon]]></title>
			<link>http://www.altmisbir.com/forum/Konu-Ba%C5%9Fkan-%C5%9Eener-en-iyisi-Trabzon</link>
			<pubDate>Mon, 30 Aug 2010 02:20:20 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.altmisbir.com/forum/Konu-Ba%C5%9Fkan-%C5%9Eener-en-iyisi-Trabzon</guid>
			<description><![CDATA[Ligdeki şampiyonluk yarışı içindeki iddialarının da arttığını söyleyen Şener, “İstanbul takımlarından hiçbir eksiğimiz yok. Hatta birçoğuna oranla daha oturmuş bir kadromuz, yıldızlarımız var. Bu sene işin peşini bırakmayız” dedi.<br />
<br />
Trabzonspor Başkanı Sadri Şener için Avrupa Ligi’nde gruplara kalmak büyük önem taşıyordu... Çünkü bu noktaya ulaşılması halinde hem takımın tanınırlığı artacak hem imajı tazelenecek hem de yeni mali açılımlar için elleri güçlenecekti. Ancak olmadı. Play-Off maçları etabında diğer temsilcilerimizin rakiplerine oranla en güçlü takım durumundaki Liverpool ile eşleşen Bordo-Mavililer, Avrupa’ya yine erken veda etti. Bu gelişmenin ardından FANATİK, Başkan Sadri Şener’e revize edilen ve yeniden çizilen rotayı sordu, hayli iddialı yanıtlar aldı.<br />
<br />
‘Üzülmemek imkânsız ama...’<br />
İlk eşleşme anında herkesin aklında uyanan önyargıların ve Liverpool’un açık ara favori gösterilmesi durumunun İngiltere’deki maçla değiştiğini hatırlatan Trabzonspor Başkanı, “Turu geçmiş olsaydık kimse bunu bir mucize kabul etmezdi. Özellikle ikinci maça üzülmemek elde değil. İkinci golü bulsak, ki olabilirdi, tüm tablo değişecekti. Olmadı, rakip daha sakin davrandı. Tecrübe eksikliği ya da Liverpool’un bizim oyuncularımıza oranla daha deneyimli olması, turun tarafını belirledi. Yine de mücadele ve camianın bu maçlar için bütünlüğü özgüven verdi” yorumlarını yaptı.<br />
<br />
‘Asla rahat olmayacaklar’<br />
Artık önünde sadece Süper Lig ve Türkiye Kupası hedefleri kalan Trabzonspor’un patronu, İstanbul ekiplerine de gözdağı verdi. Kombine biletlere ilgisi az olmasına rağmen Fenerbahçe ve Liverpool maçlarında Avni Aker’de şov yapan taraftarın bundan sonra da kendilerini yalnız bırakmamasını özellikle talep eden Sadri Şener, sözlerini şöyle noktaladı: Taraftarımız kendine yakışanı yaptı, hem oyuncusunu hem rakibini alkışladı. Trabzonsporluluk da bunu gerektirirdi. Bunda sahada sonuna kadar mücadele eden bir takım görmelerinin de payı vardı. Lige iyi başladık. Hatta şu an en formda takım durumundayız. Ancak burada yanılgıya düşmemek lazım. Geçen sezon lige bizden daha iyi başlayıp sonunda hüsrana uğrayan ekipler de oldu. Bu nedenle önemli olan istikrar. Biz kadro bazında bu istikrarı yakaladık. En oturmuş kadro bizim kadromuz. Takviyeler de tuttu. Kısacası bu sezon Trabzonspor, asla İstanbul takımlarına rahat vermeyecek ve sonuna kadar yarışın içinde olacak.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Ligdeki şampiyonluk yarışı içindeki iddialarının da arttığını söyleyen Şener, “İstanbul takımlarından hiçbir eksiğimiz yok. Hatta birçoğuna oranla daha oturmuş bir kadromuz, yıldızlarımız var. Bu sene işin peşini bırakmayız” dedi.<br />
<br />
Trabzonspor Başkanı Sadri Şener için Avrupa Ligi’nde gruplara kalmak büyük önem taşıyordu... Çünkü bu noktaya ulaşılması halinde hem takımın tanınırlığı artacak hem imajı tazelenecek hem de yeni mali açılımlar için elleri güçlenecekti. Ancak olmadı. Play-Off maçları etabında diğer temsilcilerimizin rakiplerine oranla en güçlü takım durumundaki Liverpool ile eşleşen Bordo-Mavililer, Avrupa’ya yine erken veda etti. Bu gelişmenin ardından FANATİK, Başkan Sadri Şener’e revize edilen ve yeniden çizilen rotayı sordu, hayli iddialı yanıtlar aldı.<br />
<br />
‘Üzülmemek imkânsız ama...’<br />
İlk eşleşme anında herkesin aklında uyanan önyargıların ve Liverpool’un açık ara favori gösterilmesi durumunun İngiltere’deki maçla değiştiğini hatırlatan Trabzonspor Başkanı, “Turu geçmiş olsaydık kimse bunu bir mucize kabul etmezdi. Özellikle ikinci maça üzülmemek elde değil. İkinci golü bulsak, ki olabilirdi, tüm tablo değişecekti. Olmadı, rakip daha sakin davrandı. Tecrübe eksikliği ya da Liverpool’un bizim oyuncularımıza oranla daha deneyimli olması, turun tarafını belirledi. Yine de mücadele ve camianın bu maçlar için bütünlüğü özgüven verdi” yorumlarını yaptı.<br />
<br />
‘Asla rahat olmayacaklar’<br />
Artık önünde sadece Süper Lig ve Türkiye Kupası hedefleri kalan Trabzonspor’un patronu, İstanbul ekiplerine de gözdağı verdi. Kombine biletlere ilgisi az olmasına rağmen Fenerbahçe ve Liverpool maçlarında Avni Aker’de şov yapan taraftarın bundan sonra da kendilerini yalnız bırakmamasını özellikle talep eden Sadri Şener, sözlerini şöyle noktaladı: Taraftarımız kendine yakışanı yaptı, hem oyuncusunu hem rakibini alkışladı. Trabzonsporluluk da bunu gerektirirdi. Bunda sahada sonuna kadar mücadele eden bir takım görmelerinin de payı vardı. Lige iyi başladık. Hatta şu an en formda takım durumundayız. Ancak burada yanılgıya düşmemek lazım. Geçen sezon lige bizden daha iyi başlayıp sonunda hüsrana uğrayan ekipler de oldu. Bu nedenle önemli olan istikrar. Biz kadro bazında bu istikrarı yakaladık. En oturmuş kadro bizim kadromuz. Takviyeler de tuttu. Kısacası bu sezon Trabzonspor, asla İstanbul takımlarına rahat vermeyecek ve sonuna kadar yarışın içinde olacak.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Kazakistan ve Belçika maçları aday kadrosu ile programı açıklandı]]></title>
			<link>http://www.altmisbir.com/forum/Konu-Kazakistan-ve-Bel%C3%A7ika-ma%C3%A7lar%C4%B1-aday-kadrosu-ile-program%C4%B1-a%C3%A7%C4%B1kland%C4%B1</link>
			<pubDate>Sun, 29 Aug 2010 21:51:18 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.altmisbir.com/forum/Konu-Kazakistan-ve-Bel%C3%A7ika-ma%C3%A7lar%C4%B1-aday-kadrosu-ile-program%C4%B1-a%C3%A7%C4%B1kland%C4%B1</guid>
			<description><![CDATA[<img src="http://www.tff.org/Resources/TFF/Auto/6403b0bf9b814375b8305fb3098fd3eb.jpg" border="0" alt="[Resim: 6403b0bf9b814375b8305fb3098fd3eb.jpg]" /><br />
<br />
A Milli Takımımızın 2012 Avrupa Şampiyonası grup elemelerinde Kazakistan ve Belçika ile oynayacağı karşılaşmaların aday kadrosu ve programı belli oldu. 29 Ağustos Pazar günü saat 17.00'den itibaren Swissotel the Bosphorus'ta toplanmaya başlayacak Milli Takım, 30 Ağustos'ta İstanbul'da bir antrenman yapacak. Milli Takım kafilesi, 31 Ağustos Salı saat 11.00'de Türk Hava Yolları (THY)'na ait bir uçakla Kazakistan'ın başkenti Astana'ya hareket edecek ve burada Rixos President Hotel'de konaklayacak. A Milli Takım Teknik Direktörü Guus Hiddink, 2 Eylül Perşembe saat 19.15'te Astana Arena'da bir basın toplantısı düzenleyecek. Bu toplantıya Hollandalı teknik adamın yanı sıra iki de futbolcu katılacak. <br />
<br />
Milli Takım aday kadrosunda şu oyuncular bulunuyor:<br />
<br />
KALECİLER  <br />
 <br />
 <br />
HAKAN ARIKAN<br />
 BEŞİKTAŞ A.Ş.<br />
 <br />
ONUR RECEP KIVRAK<br />
 TRABZONSPOR A.Ş.<br />
 <br />
SİNAN BOLAT         <br />
 STANDART LIEGE<br />
 <br />
SAVUNMA OYUNCULARI<br />
<br />
 <br />
 <br />
 <br />
GÖKHAN GÖNÜL<br />
 FENERBAHÇE<br />
 <br />
SABRİ SARIOĞLU<br />
 GALATASARAY A.Ş.<br />
 <br />
ÖMER ERDOĞAN<br />
 BURSASPOR<br />
 <br />
SERVET ÇETİN<br />
 GALATASARAY A.Ş.<br />
 <br />
İBRAHİM TORAMAN          <br />
 BEŞİKTAŞ A.Ş.<br />
 <br />
GÖKHAN ZAN          <br />
 GALATASARAY A.Ş.<br />
 <br />
HAKAN KADİR BALTA<br />
 GALATASARAY A.Ş.<br />
 <br />
İSMAİL KÖYBAŞI<br />
 BEŞİKTAŞ A.Ş.<br />
<br />
 <br />
 <br />
ORTA SAHA OYUNCULARI<br />
<br />
 <br />
  <br />
 <br />
HAMİT ALTINTOP   <br />
 BAYERN MUNCHEN<br />
 <br />
KAZIM KAZIM<br />
 FENERBAHÇE<br />
 <br />
MEHMET AURELIO <br />
 REAL BETIS<br />
 <br />
SELÇUK ŞAHİN<br />
 FENERBAHÇE<br />
 <br />
EMRE BELÖZOĞLU           <br />
 FENERBAHÇE<br />
 <br />
NURİ ŞAHİN<br />
 B.DORTMUND<br />
 <br />
SELÇUK İNAN<br />
 TRABZONSPOR A.Ş.<br />
 <br />
ARDA TURAN<br />
 GALATASARAY A.Ş.<br />
 <br />
ÖZER HURMACI<br />
 FENERBAHÇE<br />
<br />
 <br />
 <br />
HÜCUM OYUNCULARI<br />
<br />
 <br />
  <br />
 <br />
TUNCAY ŞANLI<br />
 STOKE CITY<br />
 <br />
SEMİH ŞENTÜRK    <br />
 FENERBAHÇE<br />
 <br />
SERCAN YILDIRIM<br />
 BURSASPOR<br />
 <br />
NİHAT KAHVECİ<br />
 BEŞİKTAŞ A.Ş.<br />
 <br />
HALİL ALTINTOP<br />
 E.FRANKFURT<br />
 <br />
<br />
<br />
Kazakistan-Türkiye karşılaşması 3 Eylül'de Astana'daki Astana Arena'da oynanacak ve yerel saatle 22.00'de başlayacak. Karşılaşmayı, Macaristan Futbol Federasyonu'ndan Istvan Vad yönetecek. Vad'ın yardımcılıklarını Zsolt Attila Szpisjak ve Istvan Albert yapacak. Dördüncü hakem ise Peter Solymosi olacak.<br />
<br />
Milli Takım kafilesi, 4 Eylül'de saat 11.25'te THY'ye ait bir uçakla İstanbul'a dönecek ve tekrar Swissotel'de kampa girecek. Teknik Direktör Hiddink ve iki oyuncunun katılımıyla 6 Eylül Pazartesi günü 13.15'te bir basın toplantısı düzenlenecek. <br />
<br />
Türkiye-Belçika müsabakası 7 Eylül'de Şükrü Saracoğlu Stadyumu'nda saat 21.00'de oynanacak. Sloven hakem Damir Skomina'nın düdük çalacağı karşılaşmada, yardımcı hakemler Marko Stancin ve Primoz Arhar olacak. Dördüncü hakemlik görevini ise Darko Ceferin üstlenecek.<br />
<br />
Milli Takım'ın Kazakistan ve Belçika maçları için belirlenen antrenman programının detayları ise şu şekilde: <br />
<br />
30.08.2010 19.00  Ali Sami Yen Stadyumu (Medyaya 30 dak. açık)<br />
01.09.2010 17.30  Astana Arena (Medyaya 15 dak. açık)<br />
02.09.2010 20.00  Astana Arena (Medyaya 15 dak. açık)<br />
04.09.2010 17.00  Ali Sami Yen Stadyumu (Medyaya 30 dak. açık)<br />
05.09.2010 17.00  Ali Sami Yen Stadyumu (Medyaya 15 dak. açık)<br />
06.09.2010 20.00  Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadyumu (Medyaya 15 dak. açık)]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<img src="http://www.tff.org/Resources/TFF/Auto/6403b0bf9b814375b8305fb3098fd3eb.jpg" border="0" alt="[Resim: 6403b0bf9b814375b8305fb3098fd3eb.jpg]" /><br />
<br />
A Milli Takımımızın 2012 Avrupa Şampiyonası grup elemelerinde Kazakistan ve Belçika ile oynayacağı karşılaşmaların aday kadrosu ve programı belli oldu. 29 Ağustos Pazar günü saat 17.00'den itibaren Swissotel the Bosphorus'ta toplanmaya başlayacak Milli Takım, 30 Ağustos'ta İstanbul'da bir antrenman yapacak. Milli Takım kafilesi, 31 Ağustos Salı saat 11.00'de Türk Hava Yolları (THY)'na ait bir uçakla Kazakistan'ın başkenti Astana'ya hareket edecek ve burada Rixos President Hotel'de konaklayacak. A Milli Takım Teknik Direktörü Guus Hiddink, 2 Eylül Perşembe saat 19.15'te Astana Arena'da bir basın toplantısı düzenleyecek. Bu toplantıya Hollandalı teknik adamın yanı sıra iki de futbolcu katılacak. <br />
<br />
Milli Takım aday kadrosunda şu oyuncular bulunuyor:<br />
<br />
KALECİLER  <br />
 <br />
 <br />
HAKAN ARIKAN<br />
 BEŞİKTAŞ A.Ş.<br />
 <br />
ONUR RECEP KIVRAK<br />
 TRABZONSPOR A.Ş.<br />
 <br />
SİNAN BOLAT         <br />
 STANDART LIEGE<br />
 <br />
SAVUNMA OYUNCULARI<br />
<br />
 <br />
 <br />
 <br />
GÖKHAN GÖNÜL<br />
 FENERBAHÇE<br />
 <br />
SABRİ SARIOĞLU<br />
 GALATASARAY A.Ş.<br />
 <br />
ÖMER ERDOĞAN<br />
 BURSASPOR<br />
 <br />
SERVET ÇETİN<br />
 GALATASARAY A.Ş.<br />
 <br />
İBRAHİM TORAMAN          <br />
 BEŞİKTAŞ A.Ş.<br />
 <br />
GÖKHAN ZAN          <br />
 GALATASARAY A.Ş.<br />
 <br />
HAKAN KADİR BALTA<br />
 GALATASARAY A.Ş.<br />
 <br />
İSMAİL KÖYBAŞI<br />
 BEŞİKTAŞ A.Ş.<br />
<br />
 <br />
 <br />
ORTA SAHA OYUNCULARI<br />
<br />
 <br />
  <br />
 <br />
HAMİT ALTINTOP   <br />
 BAYERN MUNCHEN<br />
 <br />
KAZIM KAZIM<br />
 FENERBAHÇE<br />
 <br />
MEHMET AURELIO <br />
 REAL BETIS<br />
 <br />
SELÇUK ŞAHİN<br />
 FENERBAHÇE<br />
 <br />
EMRE BELÖZOĞLU           <br />
 FENERBAHÇE<br />
 <br />
NURİ ŞAHİN<br />
 B.DORTMUND<br />
 <br />
SELÇUK İNAN<br />
 TRABZONSPOR A.Ş.<br />
 <br />
ARDA TURAN<br />
 GALATASARAY A.Ş.<br />
 <br />
ÖZER HURMACI<br />
 FENERBAHÇE<br />
<br />
 <br />
 <br />
HÜCUM OYUNCULARI<br />
<br />
 <br />
  <br />
 <br />
TUNCAY ŞANLI<br />
 STOKE CITY<br />
 <br />
SEMİH ŞENTÜRK    <br />
 FENERBAHÇE<br />
 <br />
SERCAN YILDIRIM<br />
 BURSASPOR<br />
 <br />
NİHAT KAHVECİ<br />
 BEŞİKTAŞ A.Ş.<br />
 <br />
HALİL ALTINTOP<br />
 E.FRANKFURT<br />
 <br />
<br />
<br />
Kazakistan-Türkiye karşılaşması 3 Eylül'de Astana'daki Astana Arena'da oynanacak ve yerel saatle 22.00'de başlayacak. Karşılaşmayı, Macaristan Futbol Federasyonu'ndan Istvan Vad yönetecek. Vad'ın yardımcılıklarını Zsolt Attila Szpisjak ve Istvan Albert yapacak. Dördüncü hakem ise Peter Solymosi olacak.<br />
<br />
Milli Takım kafilesi, 4 Eylül'de saat 11.25'te THY'ye ait bir uçakla İstanbul'a dönecek ve tekrar Swissotel'de kampa girecek. Teknik Direktör Hiddink ve iki oyuncunun katılımıyla 6 Eylül Pazartesi günü 13.15'te bir basın toplantısı düzenlenecek. <br />
<br />
Türkiye-Belçika müsabakası 7 Eylül'de Şükrü Saracoğlu Stadyumu'nda saat 21.00'de oynanacak. Sloven hakem Damir Skomina'nın düdük çalacağı karşılaşmada, yardımcı hakemler Marko Stancin ve Primoz Arhar olacak. Dördüncü hakemlik görevini ise Darko Ceferin üstlenecek.<br />
<br />
Milli Takım'ın Kazakistan ve Belçika maçları için belirlenen antrenman programının detayları ise şu şekilde: <br />
<br />
30.08.2010 19.00  Ali Sami Yen Stadyumu (Medyaya 30 dak. açık)<br />
01.09.2010 17.30  Astana Arena (Medyaya 15 dak. açık)<br />
02.09.2010 20.00  Astana Arena (Medyaya 15 dak. açık)<br />
04.09.2010 17.00  Ali Sami Yen Stadyumu (Medyaya 30 dak. açık)<br />
05.09.2010 17.00  Ali Sami Yen Stadyumu (Medyaya 15 dak. açık)<br />
06.09.2010 20.00  Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadyumu (Medyaya 15 dak. açık)]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Fenerbahçe 4-2 Manisaspor]]></title>
			<link>http://www.altmisbir.com/forum/Konu-Fenerbah%C3%A7e-4-2-Manisaspor</link>
			<pubDate>Sun, 29 Aug 2010 21:45:43 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.altmisbir.com/forum/Konu-Fenerbah%C3%A7e-4-2-Manisaspor</guid>
			<description><![CDATA[<img src="http://www.tff.org/Resources/TFF/Auto/0346c1627d4a44d7a37de4f97d42416c.jpg" border="0" alt="[Resim: 0346c1627d4a44d7a37de4f97d42416c.jpg]" /><br />
<br />
Spor Toto Süper Lig 3. hafta maçında Fenerbahçe, Manisaspor'u 4-2 yendi. Karşılaşmada Fenerbahçe'nin gollerini 17. dakikada Alex, 62. dakikada Lugano, 69 ve 73. dakikalarda Niang kaydederken, Manisaspor'un gollerini 48. dakikada Isaac ve 77. dakikada Simpson attı. <br />
<br />
Maçtan dakikalar<br />
<br />
17. dakikada Okan'ın sağdan ortasında kaleci İlker, büyük bir hata yaparak kontrol etmek istediği topu elinden kaçırınca, Alex altıpas içinde önüne düşen meşin yuvarlağı ağlara gönderdi ve Fenerbahçe'yi 1-0 öne geçirdi. <br />
30. dakikada kaleci İlker'in kısa giden vuruşunda topu önünde bulan Alex'in ceza alanı dışından şutunda, İlker son anda uzanarak topu tokatladı ve hatasını telafi etti. <br />
37. dakikada Stoch'un ara pasıyla soldan ceza alanına giren Niang'ın şutunda top yandan auta gitti. <br />
43. dakikada Okan'ın yaklaşık 35 metreden sert şutunda, top kaleci İlker'de kaldı ve karşılaşmanın ilk yarısı Fenerbahçe'nin 1-0 üstünlüğüyle sona erdi. <br />
48. dakikada Ferhat'ın sağdan ortasında ceza alanı içinde boş pozisyonda topla buluşan Isaac, kafa vuruşuyla meşin yuvarlağı ağlara gönderdi ve skoru eşitledi: 1-1. <br />
57. dakikada Gökhan'ın ceza alanı dışında sağ çaprazdan sert şutunda, kaleci Mert son anda uzanarak topu kornere çeldi. <br />
58. dakikada Gökhan'ın sağdan kullandığı korner atışında Nizamettin'in ceza alanı dışından gelişine sert vuruşunda, savunmaya çarpan top direğin dibinden kornere çıktı. <br />
61. dakikada Bilica'nın hatalı pasında topu orta alanda kapan Nizammettin, meşin yuvarlağı Isaac'in önüne bıraktı. Isaac'in ceza alanına kadar girdikten sonra yaptığı vuruşta top kaleci Mert'den döndü. <br />
62. dakikada Alex'in sağdan kullandığı serbest atışta, ceza alanı içinde topa iyi yükselen Lugano, meşin yuvarlağı kafayla filelere göndererek Fenerbahçe'yi 2-1 öne geçirdi. <br />
69. dakikada Okan'ın sağdan ortasında Niang, ceza alanı içinde kafayla meşin yuvarlağı filelerle buluşturarak farkı 2'ye çıkardı: 3-1. <br />
73. dakikada Caner'in ara pasında topla savunmanın arkasında buluşan Niang, meşin yuvarlağı kaleci İlker'in yanından filelere göndererek, kendisinin 2, takımının 4. golünü attı: 4-1. <br />
75. dakikada Özer'in ceza alanı içinden sert şutunda kaleci İlker topu hamlede kontrol etti. <br />
77. dakikada Yiğit Gökoğlan'ın sağdan ortasında Isaac'in ceza alanı içinden şutunda top kaleci Mert'den döndü. Dönen topla buluşan Nizamettin'in şutunda bu kez Okan, meşin yuvarlağı gol çizgisi üzerinden çıkardı. Dönen topu yeniden kapan Nizamettin, topu müsait durumdaki Simpson'ın önüne bıraktı. Simpson'ın şutunda top Fenerbahçe ağlarına gitti: 4-2. <br />
84. dakikada Emre'nin pasıyla sağ çaprazda kaleci ile karşı karşıya kalan Özer'in vuruşunda top kaleci İlker'den döndü. <br />
90+3. dakikada Emre'nin sağdan ortasında Niang'ın ceza alanı içinden kafa vuruşunda meşin yuvarlak üstten auta gitti. <br />
Karşılaşma, Fenerbahçe'nin 4-2 üstünlüğüyle sona erdi.<br />
<br />
Stat: Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu <br />
Hakemler: Halis Özkahya, Ekrem Kan, Muhittin Gürses<br />
Fenerbahçe: Mert, Okan, Lugano, Bilica, Caner, Mehmet Topuz (Dk. 65 Özer), Cristian, Emre, Stoch (Dk. 65 Dia), Alex (Dk. 81 Selçuk), Niang <br />
Manisaspor: İlker, Ferhat, Hüseyin, Dion, Eren, Gökhan (Dk. 73 Yiğit Gökoğlan), Mehmet (Dk. 73 Dica), Nizamettin, Bekir (Dk. 83 Kahe), Simpson, Isaac<br />
Goller: Dk. 17 Alex, Dk. 62 Lugano, Dk. 69 ve 73 Niang (Fenerbahçe), Dk. 48 Isaac, Dk. 77 Simpson (Manisaspor) <br />
Sarı Kartlar: Dk. 36 Cristian (Fenerbahçe), Dk. 53 Bekir, Dk. 83 Hüseyin, Dk. 84 Ferhat (Manisaspor)]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<img src="http://www.tff.org/Resources/TFF/Auto/0346c1627d4a44d7a37de4f97d42416c.jpg" border="0" alt="[Resim: 0346c1627d4a44d7a37de4f97d42416c.jpg]" /><br />
<br />
Spor Toto Süper Lig 3. hafta maçında Fenerbahçe, Manisaspor'u 4-2 yendi. Karşılaşmada Fenerbahçe'nin gollerini 17. dakikada Alex, 62. dakikada Lugano, 69 ve 73. dakikalarda Niang kaydederken, Manisaspor'un gollerini 48. dakikada Isaac ve 77. dakikada Simpson attı. <br />
<br />
Maçtan dakikalar<br />
<br />
17. dakikada Okan'ın sağdan ortasında kaleci İlker, büyük bir hata yaparak kontrol etmek istediği topu elinden kaçırınca, Alex altıpas içinde önüne düşen meşin yuvarlağı ağlara gönderdi ve Fenerbahçe'yi 1-0 öne geçirdi. <br />
30. dakikada kaleci İlker'in kısa giden vuruşunda topu önünde bulan Alex'in ceza alanı dışından şutunda, İlker son anda uzanarak topu tokatladı ve hatasını telafi etti. <br />
37. dakikada Stoch'un ara pasıyla soldan ceza alanına giren Niang'ın şutunda top yandan auta gitti. <br />
43. dakikada Okan'ın yaklaşık 35 metreden sert şutunda, top kaleci İlker'de kaldı ve karşılaşmanın ilk yarısı Fenerbahçe'nin 1-0 üstünlüğüyle sona erdi. <br />
48. dakikada Ferhat'ın sağdan ortasında ceza alanı içinde boş pozisyonda topla buluşan Isaac, kafa vuruşuyla meşin yuvarlağı ağlara gönderdi ve skoru eşitledi: 1-1. <br />
57. dakikada Gökhan'ın ceza alanı dışında sağ çaprazdan sert şutunda, kaleci Mert son anda uzanarak topu kornere çeldi. <br />
58. dakikada Gökhan'ın sağdan kullandığı korner atışında Nizamettin'in ceza alanı dışından gelişine sert vuruşunda, savunmaya çarpan top direğin dibinden kornere çıktı. <br />
61. dakikada Bilica'nın hatalı pasında topu orta alanda kapan Nizammettin, meşin yuvarlağı Isaac'in önüne bıraktı. Isaac'in ceza alanına kadar girdikten sonra yaptığı vuruşta top kaleci Mert'den döndü. <br />
62. dakikada Alex'in sağdan kullandığı serbest atışta, ceza alanı içinde topa iyi yükselen Lugano, meşin yuvarlağı kafayla filelere göndererek Fenerbahçe'yi 2-1 öne geçirdi. <br />
69. dakikada Okan'ın sağdan ortasında Niang, ceza alanı içinde kafayla meşin yuvarlağı filelerle buluşturarak farkı 2'ye çıkardı: 3-1. <br />
73. dakikada Caner'in ara pasında topla savunmanın arkasında buluşan Niang, meşin yuvarlağı kaleci İlker'in yanından filelere göndererek, kendisinin 2, takımının 4. golünü attı: 4-1. <br />
75. dakikada Özer'in ceza alanı içinden sert şutunda kaleci İlker topu hamlede kontrol etti. <br />
77. dakikada Yiğit Gökoğlan'ın sağdan ortasında Isaac'in ceza alanı içinden şutunda top kaleci Mert'den döndü. Dönen topla buluşan Nizamettin'in şutunda bu kez Okan, meşin yuvarlağı gol çizgisi üzerinden çıkardı. Dönen topu yeniden kapan Nizamettin, topu müsait durumdaki Simpson'ın önüne bıraktı. Simpson'ın şutunda top Fenerbahçe ağlarına gitti: 4-2. <br />
84. dakikada Emre'nin pasıyla sağ çaprazda kaleci ile karşı karşıya kalan Özer'in vuruşunda top kaleci İlker'den döndü. <br />
90+3. dakikada Emre'nin sağdan ortasında Niang'ın ceza alanı içinden kafa vuruşunda meşin yuvarlak üstten auta gitti. <br />
Karşılaşma, Fenerbahçe'nin 4-2 üstünlüğüyle sona erdi.<br />
<br />
Stat: Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu <br />
Hakemler: Halis Özkahya, Ekrem Kan, Muhittin Gürses<br />
Fenerbahçe: Mert, Okan, Lugano, Bilica, Caner, Mehmet Topuz (Dk. 65 Özer), Cristian, Emre, Stoch (Dk. 65 Dia), Alex (Dk. 81 Selçuk), Niang <br />
Manisaspor: İlker, Ferhat, Hüseyin, Dion, Eren, Gökhan (Dk. 73 Yiğit Gökoğlan), Mehmet (Dk. 73 Dica), Nizamettin, Bekir (Dk. 83 Kahe), Simpson, Isaac<br />
Goller: Dk. 17 Alex, Dk. 62 Lugano, Dk. 69 ve 73 Niang (Fenerbahçe), Dk. 48 Isaac, Dk. 77 Simpson (Manisaspor) <br />
Sarı Kartlar: Dk. 36 Cristian (Fenerbahçe), Dk. 53 Bekir, Dk. 83 Hüseyin, Dk. 84 Ferhat (Manisaspor)]]></content:encoded>
		</item>
	</channel>
</rss>