 |
Celal KADIOGLU
altmisbir6161@hotmail.com |
|
TOPLU REVİZYON ŞARTTIR!
|
Trabzonspor’un özellikle son Beşiktaş maçında ortaya koyduğu futbol kapasitesini gözler önüne sermiştir.
Evet! Trabzonspor’un mevcut kadrosu yarış için yetersizdir.
Kalesinde güven veremeyen bir Tolga, defans dersen “ne zaman hata yapacaklar da gol yiyeceğiz” endişesinden insana kalp krizi geçirtir. Orta sahamız Allah’a emanet, forveti ise anlatmaya gerek yok.
Rakip ceza sahası içinde topu ayağına aldığında bacakları tir tir titreyen Umut Bulut’un gol atması büyük bir sürpriz. Kurtarıcı olarak oyuna giren Ergin’in ise 10 metre koşmaya hali yok. Bu oyuncular gol atacak da, Trabzonspor kazanacak da…
Yattara sağdan orta yapacak, koşup topa kafa vuracak. Yani “Pencereden at beni in aşağı tut beni misali.”
Yani her şeyi Yattara’dan bekliyoruz.
İşte benim gözlemlediğim Trabzonspor, eksiğim çoktur ama fazlam yoktur.
Buna eminim.
Bu Trabzonspor’un köklü bir revizyona ihtiyacı vardır. Eğer “yarışmacı bir takım” istiyorsak, bu kadronun değişmesi şarttır.
“Gökdeniz satıldı diye böyle oldu” şeklinde düşünenleriniz olabilir.
Gökdeniz geçmişte Trabzonspor’a büyük hizmetlerde bulunmuştur.
Ama gitmek istemesi ve yaşadığı sorunlardan dolayı kafası rahat değildi.
O da bu takıma katkı sağlayamazdı.
Arkadaşlar 1-2 kişi ile olacak iş değil mi?
Takım ruhu, ekip ruhu lazım.
Bunun için de Trabzonspor’un ruhunu içinde yaşayan genç, gelecek vaat eden oyunculardan kurulu bir kadro yapılmalıdır. Bunun yarışmacı olabilmesi için de zamana ihtiyaç vardır.
Fazla teferruata da girmek istemiyorum ama bildiğim bir şey varsa, o da bu takımın toplu bir değişime ihtiyaç duyduğudur.
Yemeyin beyler!
Gökdeniz’in gitmesinin ardından Trabzonspor yönetimine saldıran ve Bordo-Mavili kulübü yıpratmaya çalışanlar, şimdi de “Yatara da gönderilecek mi?” şeklindeki yaygaralar ile taraftarların fitilini yönetime karşı ateşlemeye çalışıyor.
Hey size sesleniyorum…
Siz kendinizi bilirsiniz…
Hep Trabzonspor’u kullanarak, Trabzonspor’un üzerinden prim yaparak beslendiniz. Yetmedi mi?
Bırakın artık, düşün bu kulübün yakasını Allah aşkına…
Evet arkadaş! Bu kulüpte oynamak istemeyen, gitmek için “orasını burasını” yırtan futbolcular o şanlı formayı giyemez.
Şu şöyle bilinsin ki, Yattara için şu anda böyle bir durum söz konusu değildir. Bu dedikodu sadece kendi ihtirasları uğruna insanları kışkırtmaya çalışanların “fısıltı gazetesi”ne sunduğu bir yemdir.
Tabi yerseniz…
Yemeyin beyler…
Fındık değil bu…
En önemli konulardan birisi de oyuncunun bu tür söylemlerle kafasının karıştırılmak istenmesidir.
Bu sezondan artık hiçbir beklentisi kalmayan Trabzonspor, artık önümüzdeki sezonu düşünürken, bu planlarının odağında “Yattara” vardır.
Bu böyle biline…
Ne istiyorsunuz Barışlar’dan!
Beşiktaş karşılaşmasında kırmızı kart gören Barış Memiş, kartın kendisine gösterildiği anda ne yapacağını şaşırdı. Derbiye çıkarken bu kadar heyecanlanmayan 17 yaşındaki büyük çocuk, kartı gördüğünde belki de hayatında yaşamadığı kadar büyük bir üzüntü yaşadı. Evet Barış’ın yaşadığı bu talihsiz olay belki de hafızasından silinmeyecektir.
Ama benim dikkati çekmek istediğim bir nokta varki, o da Türk futbolunun Avrupa’da başarılı olamamasının yegâne sebebi işte bu zihniyetlerdir.
Hani Avrupa’da bir hakemimiz, hani dünyanın gıpta ile izlediği bir futbolcumuz.
Ama nasıl olsun ki!
Bülent Yıldırım gibi zihniyetler Türk futbolunun içinde olduğu sürece bu böyle devam edecektir. Birilerine şirin görünmek için, karşısındaki insanın kim olduğuna bakmadan onu ayaklarının altına bile almaya hazır olan zihniyetler, Türk futbolunun ilerlemesini engellemektedir.
Barış gibi oyuncuları dünya futbol piyasasına sunmak yerine bir kaşık suda boğmaya çalışanlarla bu iş yürümez.
|
 |
2008-07-13 |
Bu yazı |
71 |
kere okundu |
|
|